Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS

*** Yeni Anketimiz 2010 "KIRMIZI ETTE İŞLENMİŞ ÜRÜN ÇEŞİTLERİNE Göre Tercih ETTİĞİNİZ MARKA" Oylamasına Katılın..       ***ANKETE REKOR KATILIM OLDU   *** 47.152 Ziyaretçinin KATILDIĞI Oylamada "İŞLENMİŞ KANATLI ÜRÜN ÇEŞİTLERİNE Göre Terciih ETTİĞİNİZ MARKA" Anketinde MUDURNU Birinci, ŞENPİLİÇ İkinci, ERPİLİÇ Üçüncü Oldu..           *** Güncel Hayvancılık Haberlerini Sitemizden Takip Edin..    

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Evcil Hayvanlarda Milli Eylem Planı Neden Gereklidir?

Okunma  Yazar : M.İhsan SOYSAL
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 3287
Tarih  Tarih : 30 Temmuz 2010 13:29

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

TÜRKİYE EVCİL ÇİFTLİK HAYVAN GENETİK KAYNAKLARI MİLLİ EYLEM PLANI NEDEN GEREKLİDİR?

Türkiye çiftlik hayvan genetik kaynaklarına (TÇHGK) ilişkin milli eylem planı.(MEP)
bize gıda hammaddeleri sağlayan kaynaklarımızın niçin ve nasıl korunması gerektiğini açıklayan bir yol haritası olarak tanımlanabilir. Böyle bir plan ÇHGK’ların ne olduğunu nerelerde bulunduğunu açıklayacağı gibi bunların sürdürülebilir biçimde kullanımı korunması ve devamlılığı konusunda kamu karar vericilerini neler yapmasının beklendiği açıklar. MEP’in önermesi beklenen hususlar merkezi ve yerel yöneticilerle konu paydaşlarına ÇHGK konusunda süreklilik arz eden bir tavsiyeler dizisi içinde ifade edilmelidir. Bu konuda en önemli beklenti Türkiye ırk esasına dayalı ÇHGK survey çalışmasının yapılmasıdır. Ülkemizin bağlaşık bulunduğu uluslar arası kurallar gereği böyle bir veri tabanına gerek duyulmaktadır. Mesela Avrupa çiftlik hayvanları biyo çeşitlilik bilgi sistemi(European Farm Animal Biodiversity İnformation System=EFABIS) birleşmiş milletler(UN) gıda tarım örgütü (FAO) evcil hayvan çeşitliliği (Domestic Animal Diverstiy=DAD) bilği sistemi (information system=İS) veri tabanlarına uygun içerikle hanği ırktan kaç hayvan bulunduğu bilgisini bunların yok olma tehlikesi bakımından yok olma durumlarını morfolojik fizyolojik niteliklerine ilişkin verilerin coğrafi olarak dağılma durumunu bilinmesi gerekmektedir. Böyle bir çalışma ile hangi ırkın bol bulunur (main stream) hangilerinin yok olama riskinde hangilerinin yerli (native) nitelikte hangilerinin ekzotik (dışarıdan gelme)olduğunu bilmemizi sağlar.

Böyle bir plan ırklarımızı hangilerinin hastalıklara direnç et ve diğer ürünler bakımından kalitesi belli özel koşullara uyum bakımından davranış ve fizyolojik niteliklerini belirlemiş olmaktadır. Karakterize etmek bakımından ırklarımızın moleküler düzeyde karekterizasyonuna (Molecular Domestic Animal Diversty=MoDAD) gerek duyulmaktadır. Yapılacak bir durum tesbiti çalışması ile belli bir formata göre hazırlanmış standart bilgileri zaman içinde takibini sağlamak işlemi Türkiye Yerli Hayvan Irkları Koruma Milli Komitesinin görevi olmalıdır. Bu şekilde uygun standart şablon bilgileri içeren veri tabanı oluşturulmalıdır. Böyle bir veri tabanı (information portal) paydaşlara kamu karar vericilerine bilgi sağladığı gibi konunun kamuya mal edilmesi farkındalığını sağlayacaktır.

Bu veri tabanının  ülkesel hayvan kayıt sistemiyle  (VEB) ortamında bağlantı yönlendirmesi (linklerle)birlikteliği sağlanmalıdır. Ayrıca bu veri tabanlarının veri güncellemesi (updating) veri yüklemesi (up loading) büyük önem taşımaktadır. Halen mevcut olduğu ifade edilen Tarım bakanlığı hayvan kayıt sistemi ya da veteriner bilgi sistemi (Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol genel Müdürlüğü Veteriner Bilgi Sistemi TURKVET) veri girişi yapılan ırkın nitelikleri  veri girişi yapan kişilerce isabetli bir şekilde tanınamadığından bilinmediğinden yetersiz eksik ya da yanlıştır. Bu maksatla bu ırkı tanımlamadan ötürü yapılan yanlışlık sonucu daha ziyade melez tanımlama ile veri girişi yapıldığından ırk esasına dair bilgiler ya da herhangi bilgi sistemine giremeyen hayvanlar isabetli veri mevcut durumu bu konudaki koruma eylemlerini isabetini azaltacaktır. Bu maksatla belli aralıklarla isabetli ırk esasına göre sayım başta olmak üzere veri güncellemesini içeren sistem oluşturulmalıdır. Tarım bakanlığının her ilde bir elemanını isim bazında değil birim bazında yerli hayvan genetik kaynakları işleminde sorumlu kılacak bir yapılanmaya gitmesi yararlı olacaktır. Böylece mesela sığırcılık için her yıl genellikle sonbahar dönemlerinde  aşı döneminde hayvanların zaten  bireysel işlem gördüğü dikkate alınarak elemanların ırk tanıma kriterlerince eğitilmesi halinde böyle bir sayım isabetli biçimde gerçekleşmiş olacaktır. Bu sistemin mevcut tarım bakanlığı hayvan kayıt sistemi veteriner bilgi sistemiyle birleşmesi sağlanmalıdır.

Ülkemizin evcil çiftlik hayvan ırkları bakımından oldukça zenğin olup ırk göç yolları ve evçiltme merkezine yakın coğrafi konumu ile özel bir konuma sahiptir. Genel olarak hayvancılık ve YÇHGK’ların ülke ekonomisinde kırsal kalkınmada istihdam çok önemli ole sahiptir. Başka bir şekilde değerlendirilemeyen mera alanlarının değerlendirilmesinde böyle alanlara adapte olan YÇHGK korunması gerekmektedir. Yerli hayvan ırklarımızın hepsi enteresan geçmiş tarihi bulunan sosyal hayat şekillerinde değeri olan nitelikleriyle yok olmadan korunmakları gerekmektedir.
Yerli hayvan genetik kaynaklarımızı korumak uluslar arası yükümlülüklerimizinde gereğidir.
1992 de yüzeli ülkenin imzaladığı bio çeşitlilik sözleşmesi (Convention On Biological Diversty=CBD) yerli çiftlik hayvan genetiklerini korunmasını ön görmektedir. Yerli hayvan genetik kaynaklarını sadece et süt yumurta yün deri sağlayan ürünler olmayıp kırsal ekolojinin agro turizmin ve çevremizin bir öğesi olup bioçeşitliliği zenginleştirir. Uygun ırkların kullanımı sera gazlarının emisyonunu amonyak nitrat ve fosfat artıklarının çevreye olan etkisini azaltır. Bu azaltma Karbon Azot ve Fosforun çevreye salınım yerine biyolojik olarak daha etkin biçimde yerel hayvan ürünlerin dönüşümünün sonucu olup desteklemektedir.
Çiftlik hayvan genetik kaynakları koruma Milli eylem planı (ÇHGK- MEP) hangi kaynaklara sahip olduğumuz her ırkın bize sunduğu imkanların değeri her ırkın populasyon bilgileri ve değişimini ortaya koyabilmelidir. Bu olgu CBD de tanımlama (identification) ve izleme (monitoring) şeklinde ifade edilmiştir.
 
Genel olarak karakterizasyon terimi bu hususları içerir. CBD hükümetlerin bu temel konulara yönelmeler amil hüküme sahiptir. Bu hususa ilişkin eylemleri paydaşların destek ve yardımlarıyla sağlanır. Genetik kaynaklar terimi bitki hayvan mikrop gibi fonksiyonel kalıtsal unsurlar içeren çoğalan üreyen materyali tanımlar. Söz konusu genetik materyal tohum embrio yumurta er suyu fide vs olabilir. İngiltere örneğinde yerli ırk terimi o ülkede çevre koşullarında oluşmuş eldeki bilgilere göre 40 yıl artı 6 generasyon o ülkede bulunan genetik katkının en fazla yüzde yirmisi başka ülkelerde doğan hayvanlardan gelen 40 yıl artı 6 generasyon o ülkede yetişmiş hayvanları anlatır. MEP her ırk için yetişmiş populasyon yapısı bilgilerini içermelidir. Bu kavram genetik materyale nasıl yetiştirildiğini (saf mı melez mi nasıl elde edilip nasıl evciltildiğini) bilgilerini içermelidir. Böyle bir tanımlama ırk tanımlamasıyla başlar AB nin zootekni mevzuatı ırk yetiştirme dernekleri ve pedigri sertifikalarnı soy kütüğü ve genetik degerlendirme olgusunu içerir. Oysa ülkemizde sıgırcılık damızlık sıgır yetiştiricileri birligi yapılanması ırk esasına göre olmadıgından yetiştiricilerde yerli ırklar için pedigri esasına göre yapılama yoktur. Yerli ırklarımızın kültür ırkı ineklerle döllendiginde destek alamamaktadırlar. Bu durum kültür ırkları ile melezlemeyi özendirmektedir.

Aynı durum koyunculuk içinde geçerlidir. Koyun ve keçinin ayrı ayrı yapılanma ile ırk esasına göre oluşturulması gereklidir. ÇHGK-MEP ırklar için yapılan karekterizasyon yani sıra bu ırkların bireylerinin sayılarının nasıl hangi hızla değiştiği bilgisini izlemeye olanak vermelidir. Bu suretle her ırkın hangi ölçüde yok olma tehlikesinde olduğunu bilmeye izlemeye tedbir almaya olanak verilmiş olunur. Böyle bir izleme sureci numerik ve coğrafi kriterlere göre dağılımı içermelidir. Bu bilgilerin web tabanlı ırk esasınsa göre veri tabanlarında (information portal) ilanı konu ile ilgili izlemeyi mümkün kılar.Bu konuda sürekli veri girişinin yanı sıra üç yıllık tarım sayım ile birleştirilen veri güncellemesi gerekmektedir. İzleme sürecinde ırk yetiştirme dernekleri en önemli veri kaynağını oluştura bilir. Irk yetiştirme derneklerinin tüm ırklara yaygınlaştırılması ve Tarım Bakanlığı hayvan kimlik sistemi veteriner bilgi sistemi verilerine bütünlerliği ve birlikteliği sağlanmalıdır. Bu işlem kamu ve ilgili sivil toplum kuruluşu (STO) işbirliğini gerektirir. Milli eylem planının bilgi portalında ırklara ilişkin verileri ırkımızın yerli (native) dış alımla gelen olup olmadığı bilgilerini de içermelidir. Bu bilgiler hangi ırlara korumada öncelik verileceğini belirler. En temel seçim krıteri fenotipik ve genotipik özgünlük ve sayıdır. ÇHGK-MEP her ırka ilişkin yerinde (in situ) başka yerde (ex situ) koruma çalışmalarının durumunu vermelidir.

 Başka yerde koruma teriminin orijinal yaşam alanı dışında müze park genetik materyal bankasında koruma içerir. ÇHGK-MEP ilgili kaynaklar sürdürülebilir kullanımına ilişkin kamu desteklerinin içerdiği gibi ÇHGK ‘ne talep oluşturmayı uyaran tedbirler içermelidir. Hayvan üreticilerinin rekabetçi gıda pazarının istediği daha nitelikli ürünleri sağlayıcı özellikleri konusunda farkındalık edinmesi sağlanmalıdır. Çevre yararı olan yerli ırkların kullanımı teşvik edilmelidir. Bunun için bunların ürünlerinin niteliklerini öne çıkaran bilgileri sağlayacak araştırmalar ve sonuçların kamu ile paylaşımı sağlanmalıdır. Kitle iletişim araçları ile yerel ürünlerin üreticisi hayvanların ırkları ile ürünleri arasındaki ilişkiler vurgulanmalıdır.
Bu ürünlerin şehir yaşamı tüketicilerin yegane tedarik merkezi mega market raflarına ulaşımını sağlayacak bağlantıları üretici yapamayacağından bu işlemin ilgili milli komitece sağlanması gerekmektedir. Bu işlem en belirgin anlamı ile bir “ikna” süreci oluşturmayı anlatır. Böyle bir ikna kitle iletişim araçları yardımıyla özellikle mahalli düzeyde yapılmalıdır. Bu ikna süreci ilk okuldan başlamak üzere kamu karar vericileri sinemalar kitle iletişim araçları programlarında belli saatlerde sosyal sorumluluk anlamında toplum aydınlatıcı bilgiler verme zorunluluğuna ilişkin kalıcı yararlar sağlanabilir. Mevcut hayvancılık sistemleri üç gruba ayrılabilir. Bunlardan birisi yüksek girdi gerektiren sistemler teknik etkinlik üzere yoğunlaşmış sistemlerdir. Bu sistemde yönetim kararları karlılığa göre verilir. Ticari anlamda üretim grubunu tanımlayan bu sistem üretim materyali genetik kaynakları sayıca çok olan (mainstream) ırkları tanımlar. ÇHGK-MEP bu çeşit üretim materyali ırklar için mevcut genetik varyasyondan yararlanmayı amaçlamalıdır. Burada kısa dönem üretim kazancı ön plandadır. Diğer üretim modeli düşük orta derecede girdi gerektiren sistemler olup daha ziyade işletmede üretilen bitkilerin tüketimi ya da otlamayı kapsayan besleme içerikli üretim şeklidir.

Organik sistemler özellikle geleneksel yerli ırkların kullanımını özendirir. Bu çeşit üretimde çevre ile uyumluluk esas alınır. Üçüncü üretim sistemi özelleşmiş yerel merkezlere özgün ürün üretimini kapsar. Avrupa ülkelerinde coğrafi işaret kavramı ile böyle yerel ırkların ürünleri belirlenmiş diğer üretim modelleri ürünlerine göre pazarda daha aranılır ve daha yüksek değerlendirilen fiyattadır.
Milli Eylem Planı ÇHGK’nın sürdürülebilir kullanımına ilişkin eylemler içermelidir. Bu eylemler ÇHGK ilişkin bilginin iletilmesi topluma dağıtılması en iyi üretim modeline ilişkin usullerin sergilenmesi ve vurgulanmasını sağlamalıdır. Üreticilerin ve tüketicilerin eğitilmesi suretiyle kapasite oluşturma ile araştırma ve geliştirme çalışmalarını kapsayacak bir çalışma gereklidir. Bu süreçte hazırlanmış broşür, cd vb. araçlarla eğitim programı eğiticilerin eğitimi sürecini içerir nitelikte Tarım Bakanlığı tüm teknik elemanlarından her seviyede grupların eğitimini sağlanmalıdır. Okul öncesi ve okul eğitiminde böyle eğitici çalışmalar sağlanmalıdır.
Bu maksatla her ürünle ırkla ilgili ırk yetiştirme dernekleri ilgili şemsiye üst kuruluşlar yerel yönetimler pazarlama kuruluşları kırmızı et üreticileri beyaz et üreticileri süt ve ürünleri üreticileri haller tarım toplulukları ilgili hususta bilgilendirilmelidir. AB’nin uyguladığı korunmuş coğrafi işaret (Protected Geographical Indication=PGI) veya koruma orijin kökeni (Protected Designation Origin=PDO) veya özel karakter sertifikası (Certificate Specific Character=CSC) ya da gelenekselliği garanti edilmiş (Traditional Specification guaranted=TSG) sistemleri örnek alınarak değerlendirilmelidir. Özellikle AB ülkelerinde PGI ırk esasına göredir. Bu konudaki başarı öykülerini derlemek  ve desteklemek için  kamuya duyurulması sağlanmalıdır.
 Mesela sadece Boz ırk etinin organik yolla üretilip örnek gıda marker zincirlerine hallere özel ürün olarak pazarlanmasına ilişkin örnekler tartışılmalıdır. Bu sayede bu örnek her ırkın ürünlerini kapsamsı sağlanmış olacaktır. Bilindiği üzere AB ortak tarım politikası (CAP) 1962 yılında Avrupa Gıda güvenliği mülahazası ile düşe bağımlılığı azaltıcı yerel gıda üretimi artırıcı amaçları sağlamayı öngörmektedir. Bu şekilde son yarım yüzyıldır üretim miktarı odaklı teşvikler uygulandı. Daha sonra 2003 CAP rejiminde özellikle sığır ve koyunculuk üretimindeki destekler ayrıntılı hale getirildi. Daha açık bir dille 2003’ten itibaren çevresel sorumlulukları ön plana çıkaran bileşime geçildi.
 
Bu sürecin yanı sıra ülkemizde uygulamaya sokulan havza yönetim planı uygulamasını da bazı yerel ırklarımızın ilgili bölgelerde üretimini özendirilmesi gerekliliği değerlendirilmektedir. AB’nin konu ile ilgili mevzuatında gıda güvenliğinin hayvan kimliklendirmeyi ve köken takibini öngörmektedir. İçinde bulunduğu dönemde AB ile yapılan ortaklık yolunda ilerleme sürecinde “gıda” faslının açıldığını göz önüne aldığımızda hayvan kullandırmada zorunluluğunun motivasyonu çiftlik hayvan genetik kaynak çalışmaları koruma sürecinin (ırk esasına göre) izlenmesini mümkün kılacaktır. AB’nin 1257/1999 sayılı konsey yönergesinin öngördüğü Avrupa kırsal gelişme politikasının her ülkede oluşturulduğu gibi ülkemizde de taslak niteliğinde hazırlanmıştır.
Bu plan yerli hayvan genetik kaynakları korunmasına ve ürünlerinin tüketicilere ulaştırılmasının agroturizm içeriğinde geliştirilmesi suretiyle sağlanması hususlarını öngörmektedir. Hayvan refahı hayvan sağlığı ve çevre koruma açısından çiftlik hayvan genetik kaynakları koruma süreci özel önem göstermektedir. AB’ni gıda ve tarım için genetik kaynaklar zootekni ve hayvan yetiştirme programları özel hükümleri ile EHGK korunmasını içermektedir. AB zootekni mevzuatı ırk soy kütüğü o ırk esasına göre yetiştirilen birlikleri yapılandırılmasını ve pedigri doğrulamayı genetik değerlendirme ve performans testini genetik materyal dışsatımında pasaport uygulamasını içermektedir.Yerli hayvan genetik kaynaklarımızın koruma çalışmalarında oluşturulacak veri tabanının etkili populasyon büyüklüğü ,melezleme derecesi ,coğrafi yoğunlaşma ve dağılıma  ilişkin bilgiler ,ırk içi ,ırklar arası genetik çesitlilik bilgileri ,sürü sahiplerinin verileri, genetik çevre interaksiyonu, adaptasyon, nesli yok olmak bakımından yok olma düzeyi ,geleneksel tarım pratikleri bakımından değerlendirme çiftçiler ve turizm için değer gibi hususları içeren bilgiler içermesi gerekir.

Sözü edilen yönergeler üye ülkelerde yetiştirilen hayvanların ve genetik materyalin serbest ticaretini özendirme ve sürdürülebilir yetiştirme programlarını gözlemlemek genetik kaynakların korunmasını amaçlamaktadır. Yönetmelikler bu süreçlerin ırk yetiştirme derneklerini soykütüklerinin performans testinin genetik değerlendirme pedigri sertifikalarının ülkeler arası tanımlanmasını amaçlamaktadır. 2004 yılında AB kamuoyunu (870/2004) sayılı topluluk koruma çalışmalarının planlanması yerel çiftlik hayvan genetik kaynaklarının karakterizasyonu kullanımı ile ilgili yeni genetik kaynaklar yönergesini yürürlülüğe koymuştur. Bu program ülkeler arası işbirliğine olanak vererek fonlar oluşumuna özendirmiştir. Bu çalışmalar sonunda AB ülkelerinin FAO destekli ülkemizde dahil 37 üye ülkenin atadığı milli koordinatörlerden oluşan Avrupa bölgesel odak noktaları (European Regional Focal Point=ERFP)ağı işbirliği için AB tarafından tanınan bir ortam oluşturulmuştur. Bu topluluk her yıl Avrupa zootekni birliği (European Association for Animal Production=EAAP) yıllık toplantılarında uydu toplantılarıyla bir araya gelerek çalışmalar düzenlemekte AB düzeyinde işbirliğini sağlamaktadır. Bu toplantılar  uluslar arası içerikte sivil toplum ,kamu ve akademik  paydaş dinleyicilere açıktır.


Tarım bakanlığı ,hayvancılıkla ilgili  3285,5179,6986,1734,4631 sayılı kanunlardaki konuları bir araya getiren ve böylece AB ortaklık görüşmelerinde gıda faslının açılmasının teminine yönelik “dörtlü müşterek kanun “diye bilinen 5966 kanun nosu ile 13.06.2010 da yayınlanarak yürürlüğe giren  kanun un mülga kıldığı eski kanunlara göre oluşturulmuş hayvan gen kaynakları koruma ile ilgili ulusal komitenin ilgili yönergeleri yeni dörtlü kanun hükümlerine göre dayandırılarak yenilenmesini gerektirmektedir. Bütün bu değişiklikler özü AB’de hayvancılık ırk esasına göre pedigrili takibi ve genetik değerlendirmeyi öngörür. Irk yetiştirme soykütüğü populasyonlarına ilişkin bilgilerin aşağıdaki hususları içermesi gerekir.
Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı gıda ve yem kanunu diye bilinen kanun zootekni faaliyetlerini: Hayvanların yetiştirilmesi, ıslahı, bakımı ve beslenmesi, üreme ve çoğalması ve belgelendirme ile ilgili uygulamalar şeklinde tanımlamakta ve Hayvanların tanımlanması, hayvanların, hayvancılık işletmelerinin kayıt altına alınması ile ilgili hükümler içermektedir. Ayni kanun Tarım bakanlığını, hayvan ıslahı, gen kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, damızlık amaçlı hayvanların yetiştirilmesi, kayıt altına alınması, soy kütüklerinin oluşturulması ve belgelendirilmesi gibi zootekni konuları ile ilgili hususları düzenlemeye ve yürütmeye yetkili kılmıştır. İlgili kanun hükümleri hayvan ırklarının tescili ile ilgili iş ve işlemlerin  Tarım bakanlığınca  belirlenip  yürütüleceğini hükme bağlamaktadır.Kanunun geçici 1.maddesi  bu Kanunda uygulama ile ilgili usul ve esaslar belirlenip yürürlüğe girinceye kadar, 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkındaki Kanun, 7/7/1973 tarih ve 1734 sayılı Yem Kanunu, 16/5/1986 tarih ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 28/2/2001 tarihli ve 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu 24/05/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu ve bu kanunlara bağlı olarak çıkartılan yönetmelik ve diğer mevzuatın, bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam olunur hükmüne havidir.
 Yerli gen kaynaklarını korumak ve gelistirmek, gen kaynaklarına erisim ve paylasımı saglamak; yetkilendirme, izleme ve denetleme çalısmalarını yapmak, Yüksek vasıflı hayvan ırklarını yaygınlastırmak, Hayvansal üretimin insan saglıgı ve ekolojik dengeyi koruyucu yöntemlerle yapılmasına iliskin çalısmalar yapmak ve bunları denetlemek, Hayvancılıkla ilgili bilgi sistemi olusturmak, Hayvansal ürünlerin pazarlanması ile ilgili çalısmalar yapmak gibi konularda etkinliğn etkili bir envanter çalışması yapmayı gerekli kıldiği  hususları artık konsensus halinde herkesin beklentisi haline gelmiştir.
 
M.İhsan SOYSAL
.
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Sponsor Firma Videoları







Z. MISIRLIOĞLU Z. MISIRLIOĞLU
İNFEKSİYÖZ KORİZA
M.İhsan SOYSAL M.İhsan SOYSAL
Evcil Hayvanlarda Milli Eylem Planı Neden Gereklidir?
Tahir S. YAVUZ Tahir S. YAVUZ
İTHAL BESİ DANALARINI ÖLDÜRMEYELİM
Mehmet ALKAN Mehmet ALKAN
ET İTHALATI ÇÖZÜM DEĞİLDİR
H.Yücel ASI H.Yücel ASI
Newcastle Disease (ND)
Güney GÖKÇELİK Güney GÖKÇELİK
SPİROKETOZİS
Oktay DEPREM Oktay DEPREM
PET BESLEME ALIŞKANLIĞI
Remzi CİĞERLİ Remzi CİĞERLİ
JET HIZIYLA HİTLEŞTİK!

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Kırmızı Ette İşlenmiş Ürünlere Göre Tercih Ettiğiniz Marka
















Tüm Anketler

hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır..
RSS Kaynağı | Yazar Girişi


Altyapi: MyDesign Haber Sistemi