|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLER
HABER ARA![]() EN ÇOK OKUNANLAR![]()
![]() |
KANATLI PNEUMOVİRUSLARI
KANATLI PNEUMOVİRUSLARI (Avian Pneumo Virus, APV)VE RHİNOTRACHEİTİS: AVİAN RHİNOTRACHEİTİS (ART) VE TURKEY RHİNOTRACHEİTİS (TRT) GİRİŞ: Primer olarak hindi ve tavuklarda görülen akut, yüksek bulaşıcı solunum yolu infeksiyonudur. Yeni bir genus olan Metapneumovirus ve Paramyxoviridae ailesinden Pneumovirusun bazı karakterlerini sergileyen, RNA virus infeksiyonunu meydana getiren, bir Pneumovirusdur. Hindilerde Turkey rhinotracheitis yani Avian metapneumovirus (aMPV) olarak, tavuklarda Swollen Head Syndrom (SHS) olarak anılır. TRT virus infeksiyonu tavuklardan önce hindilerde tesbit edilmiştir. TRT ve SHS salgınlarından izole edilen virusların ortak antijenik ve kültürel özelliklere sahip olması ve hindilerde görülen salgınların arkasından tavuklarda SHS olaylarının görülmesi, hindi orijinli izolatların tavuklar için bir kaynak olabileceği görüşü kabul edilmiştir. Hastalık tavuk ve hindi yetiştirmelerinde ekonomik kayıplar oluşturur. Sekonder patojenler iştirak ettiği zaman ölüm oranında artış gözlenir ve ekonomik kayıplar daha da artar. Aynı zamanda Muscovy ördeklerinde, Pekin ördeklerinde ve kazlarda hastalık yapar. Kanada ve Oceania için hastalık free olarak rapor edilmiştir. VİRUSUN YAPISI: Lipit yapısında dışta bir membran ve üzerinde F (fusion=erime, eriyip birleşme)ve G (glyco) proteinleri vardır. Virusun içinde genetik materyal taşıyan RNA proteini bulunmaktadır. F proteini yüzey hücreleri ile virus membranının yapışmasına neden olur ve RNA’yı hücre içinde tutmayı sağlar. BULAŞMA: Aerosol yolla olur. Vertikal bulaşma belirsizdir. Sekonder bakteriyel infeksiyonlar iştirak ettiği zaman ölüm oranında artış gözlenir. Klinik semptomlar ve hastalık kanatlılar arasında ve çiftlikler arasında yayılır. Kuluçka süresi 5-7 gündür. Hastalanma oranı 10-100%, ölüm oranı 1-10% dir. SUBTİPLERİ: A, B, C ve D olmak üzere aMPV nin subtipleri vardır. G Glyco proteiniyle alakalı birbirini takip eden bir dizi analizler ve Nötralizasyon test ile, ELİSA test ile birbirinden farklı subtipler belirlenebilir. D tipi henüz tespit ve identifiye edilmemiştir. KLİNİKAL SEMPTOMLAR: Hindi ve ördek damızlıklarında aMPV infeksiyonu yumurta prodüksiyonunda problemler yaratabilir. Diğer klinikal semptomlar, burun akıntısı, hapşırma, depresyon, solunum güçlüğü, burun ve göz akıntısı, bir veya her iki taraflı periorbital ve infraorbital sinüslerde ve yüzde şişme ve gözlerde konjuktivitis, perioküler ödematöz şişkinlik, gözler badem şeklinde, tortikollis ile karakterizedir. POST-MORTEM LEZYONLAR: ETKEN İZOLASYONU VE İDENTİFİKASYONU: Virusun bir veya daha fazla tipleri bazı ülkelerde, örneğin Arjantin, Endonezya, Japonya, Kore ve Suudi Arabistan’da serolojik testlerle tesbit edilmiştir. Bu tarihten itibaren canlı aşılar kullanılmasına rağmen ikincil infeksiyonların karışması nedeniyle ölümler 10-15% civarında olmuştur. E.coli, Pasteurella ve Mikoplazmaların iştirak ettiği olgularda daha fazla ve daha uzun süren şiddetli klinik belirtiler görülmesine rağmen APV infeksiyonunun birincil neden olduğu gösterilmiştir. Hindilerde APV’un keşfinden kısa bir süre sonra aynı ülkelerde, tavuk sürülerinde serolojik araştırmalar sonucunda APV için spesifik, yüksek oranda antikorlar tesbit edilmiştir. İngiltere’de Broiler sürülerinde bu APV tarafından oluşturulan infeksiyon son epidemiyolojik çalışmalar sonucunda ortaya konulmuştur. Virus, hücre kültüründe, embriyolu tavuk yumurtasında üretilebilir. Moleküler biolojikal test-polymerase chain reaction – PCR, serum nötralizasyon test, ELİSA monoklonal antikorlarla etken izolasyon ve identifikasyonu yapılabilir. Serolojide ELİSA testte kullanılan tüm ticari kitler, A ve B suşlarına karşı duyarlıdır ve kullanılır. AMERİKA ve C TİPİ: Bazı orta batılı ülkeler Kolorado hindi varlığında, 1997 yılına kadar virus tespit edilmemiştir. Kuzey Amerika’da Virusun A ve B tiplerinin izolasyon ve identifikasyonu için yapılan ELİSA testi başarılı olmamıştır. Aynı şekilde serumlar Nötralizasyon testinde, A ve B variant suşlarını nötralize etmemiştir. Bazı Kolarado izolatları, A ve B tiplerinden, genlerde ve sıralamada büyük farklılıklar ortaya koymuştur. G protein içiren dataların sonuçları değerlendirilmiş ve Kuzey Amerikan Virusu yani Kolarado virusu, G proteini, A ve B tiplerine göre çok farklı yapı niteliğinde olduğundan A ve B den sonra gelen C türü olarak sınıflandırılmıştır. Amerika Devletlerinde virus takibi, ELİSA test ile yapılmış ve izolatların Kolarado suşu içerdiği tesbit edilmiştir. Henüz teşhisi uygun olmayan ve teşhisi yapılmamış APV türleri için mümkün olduğu kadar dikkatli olunmalıdır. TANI: Klinik bulgular, seroloji, siliostatik ajanın izolasyonu iledir. KARIŞTIĞI HASTALIKLAR: Newcastle, Avian influenza, Ornithobacterium rhinotracheale (ORT), İnf. Bronşitis, Koriza ve CRD ile hastalık karışabilir. SAĞALTIM: Antibiyotik çok etkili değildir. Ancak sekonder bakteriyel infeksiyonlar için antibiyotik kullanmak şarttır. Solunum stresini azaltmak ve kontrol etmek için multi vitaminler verilmelidir. İyi yönetim standartları uygulanmalı ve iyi bir havalandırma yapılmak suretiyle, hastalığın etkisini azaltmaya yardımcı olunmalıdır. KORUMA: 1-All in / All out üretim yapılmalıdır. 2-Canlı ve inaktif aşılar kullanılmalıdır. Canlı aşılar ve damızlıklarda yumurtlama öncesi uygulanan inaktif aşılar klinikal belirtileri ve olumsuz etkileri azaltabilir. Yapılan bir çalışmada APV aşısı uygulanmasından 11 hafta sonra kuşlarla bu kümese virusun bulaştırıldığı ancak klinikal işaretlere karşı yüksek korunma sağlandığı tesbit edilmiştir. Bu nedenle kanatlılar saha suşuna karşı aşılanmalıdırlar. Özellikle farklı yaştaki sürülerde bu karar, hastalık güvenlik önlemleri olarak alınmalıdır. AŞI: Sağlıklı hindi ve tavuklar için Rhinotracheitis infeksiyonuna karşı korunmaları için kullanılır. 1-Canlı liyofilize aşılar: 1.gün ve sonraki aşılamalar için güvenlidir. Aşılama için en uygun zaman bölgesel şartlara bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle Veteriner Hekime danışılmalıdır. Doz: Her hindi için 1 doz verilir. Uygulama şekli: İçme suyu, sprey ve burun-göz damlatma yöntemi ile uygulanabilir. 2-İnaktif aşılar: 2. aşı olarak yapılır. Yumurtaya girmeden 4 hafta önce yapılmalıdır. İnaktif aşı yapılmadan önce mutlaka canlı aşı ile prime edilmelidir. En iyi sonuç canlı aşı ile inaktif aşı arasında zaman olarak 6 haftalık bir süre olmalıdır. Ancak hiç bir şekilde bu ara 4 haftadan daha az olmamalıdır. Doz: Her bir hayvan için 0.5 ml verilir. Uygulama şekli: İm.veya boynun alt kısmına deri altı olarak uygulanır. Yazan: H. Yücel ASI Uzman Vet. Hekim, Mis-Tav İlaç Yararlanılan Kaynaklar:
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
SON DAKİKA HABERLERİ
![]()
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır.. Altyapi: MyDesign Haber Sistemi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||