Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS

*** Güncel Hayvancılık Haberlerini Sitemizden Takip Edebilirsiniz...  



HABER ARA


Gelişmiş Arama

Gram (-) Bakteriyel Enfeksiyonlar

Okunma  Yazar : H.Yücel ASI
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 14290
Tarih  Tarih : 19 Kasım 2009 17:20

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

KOLİ ENFEKSİYONLARI ( Colibacillosis )
Çoğunlukla genç piliçlerde 4-10 haftalık olmak üzere ergin tavuklarda da rastlanan, Gram (-) bir bakteri olan E. coli’nin neden olduğu bir enfeksiyondur. Hastalık etkeni, sağlıklı tavukların sindirim sistemi doğal florasında her zaman bulunur, fakat patojen değildir. Stres durumlarında ve bağışıklığın zayıflamasına neden olan hastalık durumlarında sekonder enfeksiyonlar meydana getirerek ortaya çıkarlar. Ölüm oranı %75 e ulaşabilir.


BULAŞMA:
Horizontal yolla (Etkenle bulaşık dışkı, yem ve su ) bulaşma görüldüğü gibi Vertikal yolla da ( Yumurtalık veya yumurta kanalındaki enfeksiyonlar sırasında yumurta yolu ile damızlıklardan civcive geçerek ) bulaşma şekillenmektedir. Kuluçka makinelerinde etkenle bulaşık kirli yumurtalar embriyo ölümlerine neden olmaktadır.
. Herhangi bir sebeple hayvanların bağışıklığının düşmesi sonucu, normal florada bulunan E. coli patojen hale gelir ve vücutta lokalize olduğu yerlere bağlı olarak klinik belirtiler görülür. Patojen E. coli; özellikle solunum yollarında, hava keselerinde, karın boşluğunda ( peritonitis ), sindirim kanalında ( enteritis ), yumurta kanalında ( salphingitis ), embriyoda, eklemlerde ( arthritis ) ve günlük civcivlerde göbek bağında ( omphalitis ) lokalize olabilir. Aynı zamanda, etken kana karışarak Koliseptisemi’ye neden olur.

KLİNİK BULGULAR:
İştahsızlık, durgunluk, zayıflama, çok su tüketme, tüylerde kabarma, ibiklerde ve sakallarda morarma, yeşil ishal, bacak eklemlerinde ödem ve dolayısıyla, hayvanlarda verim kaybı görülür.

OTOPSİ BULGULARI:
Karın açıldığı zaman göze çarpan ilk bulgu, karaciğer ve dalakta büyüme, hava temasıyla oluşan yeşilimsi görüntü ve üzerlerinde nekrotik odaklar, kalp üzerinde nekrotik odaklar, perikarditis, hava kesesinde yangı, peritonitis, bağırsak içeriğinde yeşilimsi görüntü, uterusta ödem görülür.

KARIŞTIĞI HASTALIKLAR:
Kolera, tifo, paratifo ve koksidiyoz hastalıkları ile karışabilir. Kesin teşhis için etkeni laboratuarda izole edip, tanımlamak gerekir.

SAĞALTIM:
Antibiyogram test sonuçlarına göre antibiyotik, sulfonamid, nitrofuran grubu ilaçlar, vitaminler, sularına ve yemlerine katılarak verilir.

KORUMA:
Aşılar iyi bir koruyucu olmakla birlikte genel koruma önlemleri alınmalı ve kesinlikle bundan ödün verilmemelidir. Kuluçka makineleri yumurta konmadan
önce dezenfekte edilmeli, kirli ve pis yumurtalar temizlenmeli ve fumige edil-meli, ana makineleri ve civciv büyütme makineleri temiz olmalı, yumurta toplama kapları, muhafaza ve depolama yerleri, civciv kutu ve kapları temiz olmalıdır.

TAVUK TİFOSU ( Fowl typhoid )
Gram (-) bir bakteri olan Salmonella gallinarum’un neden olduğu, genellikle tavuk ve hindilerde rastlanan, akut ve kronik seyreden, özellikle damızlık ve yumurtacı sürülerde yumurta verim düşüklüğü ile karakterize olan, bakteriyel bir hastalıktır. Hastalığa en çok tavuklar duyarlıdır. Kahverengi yumurtacılar, beyaz yumurtacılara oranla hastalığa daha duyarlıdır. Genellikle 12 haftalık ve daha yaşlı ergin tavuklarda rastlanır. Hastalığın ortaya çıkması 2-3 gündür. Ölüm oranı %50-80 arasındadır.


BULAŞMA:
Horizontal yolla (Etkenle bulaşık dışkı, yem ve su ) bulaşma görüldüğü gibi Vertikal yolla da ( Yumurtalık veya yumurta kanalındaki enfeksiyonlar sırasında yumurta yolu ile damızlıklardan civcive geçerek ) bulaşma şekillenmektedir. Kuluçka makinelerinde etkenle bulaşık kirli yumurtalar embriyo ölümlerine neden olmaktadır. Hasta ve portörler, gaita ve yumurta ile etkeni etrafa saçarlar.

KLİNİK BULGULAR:
İştahsızlık, durgunluk, zayıflama, çok su tüketme, tüylerde kabarma, ibiklerde ve sakallarda morarma, sarı-yeşil ishal, yüksek ateş, dolayısıyla, hayvanlarda verim kaybı ve ölüm görülür. Hastalığı atlatanlar ömür boyu portör olarak kalırlar.

OTOPSİ BULGULARI:
Karın açıldığı zaman göze çarpan ilk bulgu, karaciğer ve dalakta büyüme, hava temasıyla oluşan yeşil bronz renk ve üzerlerinde nekrotik odaklar, karaciğer ve dalak kolay parçalanıyor, yumurta follikülleri üzerinde kanamalar, böbreklerde büyüme ve kanama görülür.

KARIŞTIĞI HASTALIKLAR:
Pullorum, kolera,  stafilakok, kolibasillozis enfeksiyonları ile karışabilir. Kesin teşhis için etkeni laboratuarda izole edip, tanımlamak gerekir.

SAĞALTIM:
Antibiyogram test sonuçlarına göre antibiyotik, sulfonamid, nitrofuran grubu ilaçlar, vitaminler, sularına ve yemlerine katılarak verilir.
Reaktör hayvanlar sürüden test yapılarak ayrılır.
Sağlam kümeslerdeki hayvanlara bağışıklık sistemini yüksek tutacak vitaminler verilmelidir.

KORUMA:
Aşılar iyi bir koruyucu olmakla birlikte genel koruma önlemleri alınmalı ve kesinlikle bu kurallara uyulmalıdır. Kuluçka makineleri yumurta konmadan önce dezenfekte edilmeli, kirli ve pis yumurtalar temizlenmeli ve fumige edilmeli, ana makineleri ve civciv büyütme makineleri temiz olmalı, yumurta toplama kapları, muhafaza ve depolama yerleri, civciv kutu ve kapları temiz olmalıdır.
Canlı aşı verilebilir, ancak canlı aşıların koruma güçleri düşük olduğundan iki kez uygulanmalıdır. Aşının koruma süresi 2-3 aydır.

ENROFLOKSASİN İLE SAĞALTIMIN ETKİ MEKANİZMASI
              
Enrofloksasin 3.kuşak bir fluorokinolon derivesidir. Kinolon derivatları (fluorokinolonlar) beşeri ve veteriner hekimlikte kullanılan antibakteriyel ajanlardır. İlk olarak Nalidiksik asit (1962) ve Oksolinik asit kullanılmıştır.
Daha sonra 3.kuşak fluorokinololonlar (4-kinolon-3-karboksilik asitten üretilmiş) ortaya çıkmıştır. Bunlar;6. zincir halkasında Fluor atomu,7. zincir halkasında N-piperazinil atomu konularak (yer değiştirilerek) türetilmiş-lerdir.
Böylece antibakteriyel spektrumu ve etkinliği çok yüksek enrofloksasin elde edilmiştir. Evvelce sadece parenteral yolla elde edilemeyen antibakteriyel sağaltım şansı, böylece oral yolla enrofloksasin ve kullanımı ile olanaklı hale gelmiştir.
Enrofloksasin geniş spektrumlu ve bakterisid etkilidir. Enrofloksasinin etki mekanizmasını daha iyi anlayabilmek için bakterinin yapısını incelemek gerekir.


BAKTERİ HÜCRESİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
Bakteri hücresi hücre zarı olarak adlandırılan bir lipit zarla çevrilidir (Şe-kil2).Bu zar hücrenin içinde bulunan tüm organelleri ve sitoplazmayı hücrenin içinde tutar. Ayrıca Sitoplazmayı çeviren sitoplazmik bir zar mevcuttur. Bakteriler prokaryot olduklarından dolayı sitoplazmalarında ender olarak zar kaplı organeller bulundururlar. Protein sentezinden sorumlu olan Ribozomlar sitoplazma içinde dağınık olarak bulunur. Glukoz,makro ve izelementler, amino asitler içeren besinler sitoplazmada sentezlenerek,su ve karbondioksit olarak bakteri hücresi tarafından dışarı atılır (Şeki1 1).Bakterilerin genetik materyalleri tek bir dairesel kromozomdan oluşur. Bakterilerde zar kaplı bir çekirdek yoktur. Kromozom sitoplazmada yer alan, nukleus olarak adlandırılan düzensiz şekilli bir cismin içinde yer alır. Nukleusta DNA, RNA ve bunlarla ilişkili proteinler yer alır. Hücre zarının dışında bakteriyel hücre duvarı bulunur. Bakteriyel hücre duvarı peptidoglikan yapısında mürein’den oluşur. Hücre duvarı çoğu bakterinin varlığını sürdürmesi için gereklidir. Hücrelerin Gram boyasıyla tepkimesinden kaynaklanan bakterilerde başlıca 2 tip hücre duvarı vardır ve bunlar Gram (+), Gram (-) olarak adlandırılır.
Gram (+) bakteriler, pek çok peptidoglikan ve teikoik asit tabakasından oluşan kalın bir hücre duvarına sahiptir.
Gram (-) bakteriler ise birkaç peptidoglikan tabakası ve bunun etrafını saran lipopolisakkaritler, lipoproteinler içeren ikinci bir hücre zarı mevcuttur. Bu yapısal farklılık, antibiyotiklere duyarlılıkta farklılık yaratabilir.

                                                         
BAKTERİLER ÜZERİNDE ANTİBAKTERİYELLERİN ETKİ BİÇİMLERİ:

Beş grup altında incelemek mümkündür (Şekil 3).
1-Bakteri hücre zarı sentezini bozarak etkileyen antibiyotikler
2-Sitoplazmik zar geçirgenliğini bozarak etkileyen antibiyotikler
3-Protein sentezini engelleyerek etkileyen antibiyotikler
4-İntermediyer metabolizmanın (hücre metabolizmasının) bozulmasını              
sağlayan antibiyotikler
5-Nükleik asit sentezini önleyerek yani DNA Giraz enzimini inhibe ederek
etkileyen antibiyotikler
     
ENROFLOKSASİN’İN ETKİ MEKANİZMASI:

ENROFLOKSASİN bakterilerin Nükleik asit sentezini önleyerek yani DNA Giraz enzimini inhibe ederek etkileyen bir antibiyotiktir.
 Nükleik asitler genetik bilgilerin taşınmasında destek görevi yaparlar. Hücresel bölünme sırasında DNA’nın identik eşleşmesiyle bu bilgiler bir hücreden diğer hücreye taşınır. Hücredeki benzer özelliklerin kopyasını oluşturan bilgiler DNA aracılığıyla protein sentezinde moleküler ölçü birimi olan RNA’ya geçer. Nükleik asit moleküllerini veya bunların metabolizmasını bozan antibiyotikler, belli bir etki süresinden sonra bakteri hücresinin ölümüne kadar giden biyokimyasal ve şekil bozukluklarına sebep olurlar.
Antibiyotik-nükleik asit etkileşimi ya nükleik asit biyosentezinin engellen-mesi veya yapısal benzerliğe sahip antibiyotiklerin nükleik asitlerin kuruluşuna katılan pürin ve pirimidin bazların yerine geçmeleri ya da genetik kodların kullanılmasını veya geçişimini bozmaları şeklinde olur (Şekil 4).

ENROFLOKSASİN’İN KULLANILDIĞI ENFEKSİYONLAR:

1- Kolibasillosis (E. coli enfeksiyonları)
2- Salmonellosis (Tavuk tifosu)
3- Pasteurollosis (Tavuk kolerası)
4- Mycoplasma enfeksiyonları (CRD, CRD Complex)
5- Staphylococcal enfeksiyonlar
6- Erysipelas (hindilerde) enfeksiyonlarında
7- Viral hastalıklarla birlikte görülen ve duyarlı bakteriler tarafından meydana getirilen sekonder enfeksiyonlar
 
 ENROFLOKSASİN yukarıda sayılan enfeksiyonlarda endikedir ve halen başarı ile kullanılmaktadır.

ENROFLOKSASİN İÇEREN ANTİBİYOTİKLERİN UYGULANMASI:

1- Hayvanlar 2-3 saat susuz bırakıldıktan sonra ilaç 3-4 saat içerisinde tüketilecek suya katılır ve ilaçlı su bittikten sonra normal su verilir. İlaçlı su her gün taze olarak hazırlanmalıdır.
2- Salmonella ve Pasteurella enfeksiyonlarında 5-10 gün, diğer enfeksiyonlarda 3-5 gün süreyle kullanılmalıdır.
3- Kinolon grubu antibiyotikler ortamın pH sından etkilendiklerinden içme suyunu asitleştirici maddelerle birlikte kullanılmamalıdır. Uygulama öncesi içme suyunun temiz olmasına ve asit karakter taşımamasına dikkat edilmelidir.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ:

1- Florokinolonlar ile Aminoglikozidler, Beta-laktam antibiyotikler ve sulfonamidler arasında aynı yönde (sinerjistik) etki vardır.
2- Eritromisin, Polimiksin, Nitrofurantoin ve Rifampisin arasında aksi yönde(antagonist) etkileşmeler vardır.
3- Şelat oluşturmaları nedeniyle aluminyum, demir, magnezyum, kalsiyum gibi 2 ve 3 değerli minerallerle birlikte kullanılmamalıdır. Bu tip mineralleri içeren ürünlerden en az 3 saat önce veya sonra kullanılmalıdır.
4- Enrofloksasinin, karaciğerde metabolize edildiği bilinen diğer antibiyotiklerle birlikte kullanılması, söz konusu antibiyotiklerin farmakokinetiğini etkileyebilir.

Uzm. Vet. Hekim H. Yücel ASI – MİS-TAV İLAÇ

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Sponsor Firma Videoları















Tahir S. YAVUZ Tahir S. YAVUZ
Veteriner Tıbbi Ürünlerde Yeni Düzenlemeler
H.Yücel ASI H.Yücel ASI
Mineraller ve Mineral Eksiklikleri ve Akut Selenyum Zehirlenmeleri
Z. MISIRLIOĞLU Z. MISIRLIOĞLU
SALMONELLA Mücadele Etmesi Zor Sinsi Düşman
Remzi CİĞERLİ Remzi CİĞERLİ
Prof. Dr. Rüveyde Akbay; GERÇEK BİR SOSYAL MİMAR
Mehmet ALKAN Mehmet ALKAN
HAYVANCILIĞIMIZIN SONUNU HAZIRLIYOR
M.İhsan SOYSAL M.İhsan SOYSAL
Evcil Hayvanlarda Milli Eylem Planı Neden Gereklidir?
Güney GÖKÇELİK Güney GÖKÇELİK
SPİROKETOZİS
Oktay DEPREM Oktay DEPREM
PET BESLEME ALIŞKANLIĞI

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Kırmızı Ette İşlenmiş Ürünlere Göre Tercih Ettiğiniz Marka
















Tüm Anketler

hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır..
RSS Kaynağı | Yazar Girişi


Altyapi: MyDesign Haber Sistemi