|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLER
HABER ARA![]() EN ÇOK OKUNANLAR![]()
|
İŞLETME VERİMLİLİĞİ VE BİYOGÜVENLİK
İŞLETME VERİMLİLİĞİ VE BİYOGÜVENLİK Piliçleri gelişim süreleri içerisinde yaşama bağlayan ve yaşamlarının sağlıklı ve verimli geçmesini sağlayan şüphesiz birçok faktör sıralayabiliriz ardı ardına. Kimi zaman ön plana alınabilen faktörler, kimi zaman birkaç sıra alta inebilir, buda çok doğaldır. Çünkü gerek bölgesel, gerek ırksal gerekse mevsimsel etkilere bağlı olarak bazı değişimler olabilmektedir. Ancak, bazı değişmeyecek, değişmemesi gereken ve üzerinde titizlikle durulması gereken faktörler vardır ki, bırakın sıralamada yerini değiştirmeyi, üzerinde daha fazla durmak ve hatta daha da fazla titizlenmek gerektirir. Yıllardır gözlemlediğim önemli ve gözden hep kaçan önde gelen hatalardan biri sübjektivitedir, yani bir şeyin üzerinde çalışan her kim olursa olsun bir süre sonra yaptığı o işin doğru olduğuna inanır, hatalarını görmemeye başlar. İşte bizim sektörde bu durum çok fazlaca yaşanmaktadır. Öncelikle bunun aşılması gerekmektedir. Böyle bir problemi asgariye düşürmenin yolu zaman zaman kendimiz dışında işi bilen kişilere danışarak onlarında gözlem yapmasını istemektir. Bu işleyiş içerisinde ortaya çıkmasını istemediğimiz problemleri önleyecek faktörlerden önde geleni yönetimsel faktörlerdir. Bu faktörler çok geniş bir kavram olarak ele alınır. Damızlıktan, ticari işletmeye kadar, işletmenin sahibinden kümesteki bakıcıya kadar her kesin uymasında büyük faydalar olan zincir halkalarının bir arada tutunduğu bütünsel bir sistemdir. Biyogüvenlik kavramını da içine alan yönetimsel faktörler zinciri işletmenin başarılı olmasında önde gelen çok önemli bir unsurdur. Bir kanatlı hayvanın endüstriyel yetiştirme sisteminde ne kadar fazla stres yüküne maruz kaldığını birkez daha düşünelim. Kanatlı yetiştirmeyi bilen her teknik adam bunun ne kadar önem taşıdığını bilir. Burada öncelikle işletmedeki bu kaotik durumun doğurduğu ve kanatlı hayvanın ekonomik verimliliğini olumsuz yönde etkilemesine direk etkiyen immunsupresif faktörlerden ve ortaya çıkış sürecinden biraz söz etmek istiyorum. Bir işletmede genel anlamda sürü performansı bize çok şey anlatır. Çünkü bu noktada pilicin civciv döneminden, kesim yaşına kadar, yada yarkadan yumurtlama dönemi sonuna kadar eğer sorun yaşanıyorsa bazı sorular bize çok şeyi cevaplatır. Örneğin; Yetiştirmeye yönelik problemler nelerdir? Hastalık ihtimalleri nelerdir? Bu problemin nedenleri neler olabilir? Çözüm arayışları olarak ne gibi önlemler alınıyor? Bu sorulara işletme göz önüne alınarak verebileceğimiz cevaplar muhakkak vardır. Ancak, birde madalyonun farklı bir yönü var. O da teknik adamların işletmedeki olayların yüzde kaçına müdahale edebiliyor olmalarıdır. İşletmelerdeki sorunlara etkiyen bu faktörleri sıraladığımızda bu durum daha anlaşılır olmaktadır. · Genetik faktörler · Çevresel faktörler · Yönetimsel faktörler Bu üç ana faktörden hangisine müdahale edilebilir? Genetik Faktörler; Broyler ırkları üzerine konuşulacak olursa; tamamı ile bizlerin kontrolünde olmayan ve orjin ırkın kök aldığı ülkeye bağlı olunan bir faktördür. Hangi ırk olursa olsun 1980’li yıllarda 49-50 günlerde olan yetiştirme süresi günümüz koşularında ise 39-40’lı günlere çekilmiştir. FCR düşmüş, canlı ağırlık artmıştır. Hastalıklara karşı direnç ise olabildiğince azalmıştır. Piliçler stres topu haline gelmiştir. Önümüzdeki yıllarda ise bu sürenin daha aşağılara çekilme çalışmalarının yapıldığı düşünüldüğünde ve Türkiye kanatlı popülâsyonun her geçen gün artış trendinde olması önümüzdeki yıllarda ne gibi sorunların yaşanabileceğinin alarmını bugünden vermektedir. Bu durumda neler olabilecektir? Civcivlerin stabil olarak tutulmaya çalışılan yaşama güçlerinde daha ciddi sarsıntıların olması kaçınılmaz olacaktır. En ufak bir faktör bile civcivin gelişimine darbe vurabilecektir. Burada orijin ırk firmaları sürü olarak intansif bir yaşam süren broyler piliçlerinin bu stres yükü altından optimal düzeyde kalkmaları için azami dikkati göstererek çalışmalarını bu yöne kaydırmalarında büyük yararlar vardır. Çevresel Faktörler; İşletmelerin lokalize olabileceği bölgeler çok kısıtlı hale gelmiştir. Biyogüvenliği sağlayabilmek çok zorlaşmıştır. Yıllar öncesinde ruhsat almış, damızlık ve kuluçkahane işletmelerinin yakınlarına broyler işletmeleri çok rahatlıkla imar edilebilmekte ve üretime başlayabilmektedir. Aynı yaş grubunun bir arada tutulduğu işletmeleri görmek nerede ise çok zor hale gelmiştir. İş böyle olunca da hastalıkları kontrol altına almak o kadar zor hale gelmiştir. Yönetimsel Faktörler; İşletmeler tarafından direk müdahalenin yapılabileceği faktörlerdir. Şöyle ki; Yetiştirme yoğunluğunun fazla olduğu sırasıyla Marmara, Ege, Orta Anadolu, Çukurova, Doğu Anadolu, Batı Karadeniz bölgelerini düşündüğümüzde bu bölgelerde nasıl bir popülasyon yoğunluğunun olduğunu göz önünde bulundurmak önemlidir. Bazı bölgelerde bırakın farklı yaş ve entegre firmaların broyler yoğunluğunun bulunmasını, yumurtacı işletmelerin, hindi iletmelerinin ve daha da düşündürücüsü damızlık işletmelerinin de bulunmasıdır. Üstüne üstlük işletmelere giden yol güzergâhlarındaki köyler ve bu köylerde yetiştirilen köy tavukları! İşte böylesine bir sistem içerisinde nasıl bir biyogüvenlik, nasıl bir hastalıktan korunma planı uygulanabilir? Civcivin yaşamaya başladığı ilk günden itibaren bağışıklığının darbelenmesi, Yanlış aşı uygulama stratejileri ile bağışıklığın nerede ise sıfırlandığı yetiştirmelerin yapıldığı bölgelerin ve işletmelerin hastalık kolleksiyonu haline gelmesi, olmaması gereken hastalıkların miks karaktere bürünmesi! Newcastle, İnfeksiyöz bronşitis gibi mücadelesi çok kolay olan hastalıkların mücadelesinin zor hale getirilmesi! Ancak, açıklıkla söylemek gerekirse bağışıklığı istenildiği gibi normal bir gelişim gösteren bir civcivin yetiştirme ve üretim süreci içerisinde nasıl sağlıklı olabileceğini tartışmaya zaten gerek görmüyorum. Ancak, tekrarlamakta çok büyük yarar görüyorum ki, günümüzde yaşanan birçok basit, kompleks hastalık tablolarının (ND, IB, SHS vs.) temelinde işletme yönetim hatalarının, yanlış aşı uygulamalarının yattığını söylemek hiçde yanlış olmayacaktır. Günümüzde bahis olunan hataları yapmayan, doğru olanı başarabilen örnek entegre broyler işletmelerinin ve yumurtacı işletmelerimizin varlığı da az değildir. Buda geleceğe umutla bakmamızı sağlamaktadır. Dr.Ö.Zeyyad MISIRLIOĞLU Uzm.Veteriner Hekim
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
![]() ![]() ![]()
SON DAKİKA HABERLERİ
![]()
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır.. Altyapi: MyDesign Haber Sistemi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||