|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLER
HABER ARA![]() EN ÇOK OKUNANLAR![]()
|
MAREK HASTALIĞI
Hastalığın adının ilk olarak 1907 yılında Dr. Josef Marek tarafından konulmasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen günümüzde hala popülaritesini korumakta ve daha uzun yıllar boyunca da koruyacağını düşünüyorum. Böylesine zor olan ve belli dönem aralıklarında salgınların hız kazandığı Marek hastalığı nedir sorusunda bilgilerin bir kez daha yinelenmesinde yarar görmekteyim; Hastalık etkeni olan virus Herpesvirus ailesi kapsamında yer alır zarflı bir DNA virusudur. Hastalığın bilinen üç serotipi mevcuttur. Serotip-1, Serotip-2, Serotip-3. Bu üç serotipte hastalığın karakterini ortaya koyabilen özellikleri taşımaktadırlar. Serotip-1; Virulensleri orta ve çok virulent olarak sınıflanırlar ve onkojenik virulant viruslar olarak bilinirler. Bu grup içerisinde yer alan ve orta derecede virulans gösteren Marek MHV CVI-988 suşu olarak bilinir. Hollanda, CVI 988 suşu ile Rispens aşısını üretmiştir. Bu suş aynı zamanda sürüler arasında horizontal bulaşmada önemli etki göstermektedir. Serotip-1 içerisinde yer alan virulant viruslar ise JM, HPRS-16 suşlarıdır, virulant suşların atenuasyonu sonucu geliştirilen aşılar uzun yıllar başarı ile kullanılmıştır. 1990 lı yıllarda da yine hastalığa yönelik olarak ABD’de yüksek virulanslı salgınlar ortaya çıkmış ve çok ciddi ekonomik kayıpların görülmesine neden olmuştur. Bu salgınlarda dikkat çeken; * Neurological belirtiler, transient paralysis, floppy broiler syndrome, * Kalpte, yumurtalıklarda, testislerde, kasta, akciğerde gelişen Visceral tümör oluşumları. * Cutaneous form(Deri formu); Tüy folliküllerinde gelişen tümörler. Serotip-2; Bu grupta yer alan viruslar onkojenik olmayan MHV’unu kapsarlar. Bu serotipin en fazla bilineni SB1 aşı suşu olarak geliştirilmiştir ve Hindi herpes virusu (THV) ile hazırlanan aşı ile birlikte uzun yıllar bivalan aşı olarak sahada kullanılmıştır. Serotip-3; Hindilerden izole edilen virustur, tavuklarda infeksiyona neden olmaz, bu suş ile monovalan ve bivalan aşılar hazırlanarak kullanılmıştır. Marek hastalığı salgınları karakteristik olarak stabil bir seyir göstermemektedir, literatürler ve sektör raporları incelendiğinde dünya genelinde genel olarak onar yıllık dilimlerde yaygın bir salgın ile kendini gösterdiğini söylemek mümkündür. Morbidite %10-50, mortalite ise %80-100 gibi yüksek oranda birkaç haftalık sürede yayılım gösterir. Hastalığı geçiren hayvanların diğer bakteriyel, viral, paraziter hastalıklara karşı duyarlılığı da oldukça artış göstermektedir. Geç Marek hastalığına bağlı ölümler ise kırk haftalık yaşa kadar orta ve yüksek oranlarda görülebilir. Hastalığın bulaşması solunum sistemi başta olmak üzere, infekte tüyler aracılığı ile olabilmektedir. Ayrıca karıncalarda hastalığın kümes içerisinde ve kümeslerarası yayılmasında önemli rol oynamaktadır. İnfekte tavuklar yaşadıkları süre içerisinde virus rezervuarı olarak portör konumunda kalırlar. Vertikal yani anadan kan yolu ile bulaşma önemsenmemektedir. Belirtilerinden Kısaca Söz edecek olursak; * Bacak, kanat ve boyun felci, * Zayıflama * Gri renkte iris ve irregular pupilla * Tüylerde, düzensizlik ve kabarmalar dikkat çeker Nekropsi Bulguları; * Karaciğerde, dalakta, böbreklerde, akciğerde, testis, ovariumda, kalp ve iskelet kaslarında neoplastik dokuya özgü gri-beyaz odaklar dikkat çeker. * İşyadik sinirde kalınlaşma, ödem ve asimetri gözlenebilir * Mikroskopik olarak; polimorfik lymphoid infiltrasyon dikkat çekicidir. Tanı; Hastlığın geçmişi, klinik bulgular, lezyonların yayılımı, etkilenilen yaş ve teyit aşamasında histopatoloji, immunohistokimya yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Ayırıcı Tanı; Öncelikle Lemfoid Lökosisten ve botulismden ayırımının yapılması gerekir. Ayrıca, özellikle yumurta startının verildiği günlerde Ca/P ve D Vitamini yetersizlikleri yönünden incelenmelidir. Tedavi; Hastalık viral kökenli olmasından dolayı tedavi sözkonusu değildir. Koruma; Biyogüvenlik önlemleri tavukçuluğun her aşamasında olduğu gibi Marek hastalığı mücadelesinde de ön plana çıkmaktadır. Aşı ile koruma programları her zaman en güvenilir biyogüvenlik halkasını teşkil etmiştir. Bu amaçla Monovalan aşılamaların yanında Serotip-1,2 bivalan aşılama uygulamaları yapılmaktadır. Ayrıca embriyonal dönemde uygulanan (18.gün transferde) inovo aşılamalar ile yüksek virulensli salgınlara karşı korunma yüzdesi oldukça arttırılmıştır. Bu amaçla rekombinant Marek aşılarının geliştirilmesi ile sonuçlar çok daha iyi seviyelere taşınmıştır. İnovo aşılama tekniği ile broyler sürülerinde de hücresel Marek infeksiyonlarından korunma sağlandığı, bu sayede immunsupressif etkilerden önemli bir segment olan Marek hastalığının eradike edilmesi sağlanabilmektedir. Dr.Ö.Zeyyad MISIRLIOĞLU Uzm.Veteriner Hekim / Vilsan İlaç
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
![]() ![]() ![]()
SON DAKİKA HABERLERİ
![]()
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır.. Altyapi: MyDesign Haber Sistemi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||