|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLER
HABER ARA![]() EN ÇOK OKUNANLAR![]()
![]() |
BAKTERİYEL SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI
Kanatlı hayvanlarda bakteriyel solunum sistemi hastalıklarının oynadığı rol bu işle ilgilenen herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. Hastalıkların birçoğunda solunum sistemine lokalize olan bakteriyel patojenler, çoğu zaman primer hastalık etkeni olarak (Fowl cholera) sürü sağlığını olumsuz yönde etkilerken, bir kısımında primer etken olan virusların (İnfeksiyöz bronşitis virusu gibi), hayvanlarda yaptığı olumsuz etkilerin ardından sekonder etken (Escherichia col, ORT gibi) etkisini gösterebilmektedir. Kış sezonuna girdiğimiz günlerde özellikle management şartları çok iyi olmayan kümeslerde solunum yolu problemleri kaçınılmaz olarak karşımıza çıkabilmektedir. Aslında işletmelerde çoğu zaman solunum problemleri yetiştirmenin bir parçası gibi de görülebilmektedir. Öyle ki çoğu yerde, çok doğal bir süreçmiş gibi görülebilmektedir de. Bu gün birçok bölgede basit olarak başlayan solunum problemlerinin çözümlenmemesi ile gelişen ve büyüyen sorunun önemi de işte bu mantalitede yatmaktadır. Bu problemler kesinlikle alışkanlık boyutunda olmamalıdır, işletme çalışma programında “Nasıl olsa karşılaşılacak bir problemmiş gibi algılanmamalıdır”. Bunu biraz daha açarsak; Sinidirm sistemi hastalıkları olsun, metabolizma hastalıkları olsun, solunum sistemi hastalıkları olsun. Bütün bu vakaların bir birleri ile girift ilişkileri olduğunu, Bir problemin başlayışındaki sebebin diğer problemin sonucu ile ortaklaştığı kesinlikle unutulmamalıdır. Burada özellikle bazılarından sıklıkla, bazılarından arasıra söz edilen önemli gördüğüm bakteriyel solunum yolu problemlerinden söz etmek istiyorum. Perakut formu; Hiçbir klinik belirti göstermeden ani ölümler ile görülür. Akut ve subakut formu; Ateş, depresyon, iştahsızlık, durgunluk, tüylerin kabarması gibi belirtiler ile seyreder. Kronik form; Hayvanların uzun süre ayakta kalabildiği, ölüm oranının düşük seyreder. Bu formda; Nezle şekli; Burun ve sinuslarda lokalize olan lezyonlar görülür. Otitis şekli; Lezyonlar çoğunlukla orta kulak ve beyinde lokalize şekillenir. Tortikollis belirgin bir bulgudur. Deri şekli; Sakal ve ibiklerde klasik şişlikle gözlenir. Artritis şekli; Eklemler hedef olduğu için toplalık ve kanat problemleri sıklıkla gözlemlenir. Peritonitis şekli; İç organlar ve özellikle ovaryumlarda lokalize olduğunda yurtlayan tavuklarda yumurta verimi kaybı kaçınılmaz olur. Kolera tedavisinde birçok antibiyotik grupları etkilidir. Tedavi öncesinde kesinlikle antibiyogram uygulamalarının ardından antibiyotik tercihi yapılmalıdır. Tavuk kolerasının tipik tedavi antibiyotiği tetrasiklin ve sulfonamid gruplarıdır. Ayrıca, Florokinolonlar da tavuk kolerası tedavisinde etkin rol oynar. Biyogüvenliğin önemli bir parçası olan aşılama tavuk kolerasından korunmada bir seçenek olarak görülebilir.
Hastalığın tedavisinde Eritromisin, oksitetrasiklin ve Sulfonamid grupları oldukça etkilidir. Aşılama, koruyucu uygulama olarak biyogüvenliğin önemli bir unsurudur. Bu gün için bir çok işletmede aşı programlarının kaçınılmaz maddelerinden birisidir. İşletmede biyogüvenliğe yönelik bazı hususları belirtirsek; * Öncelikle işletmeye infekte tavukların girişine engel olunmalıdır. * Kümes hijyeni ve uygun bakım koşullarının sağlanması, * Farklı yaş grubu kanatlıların bir arada tutulmaması, * Hastalık sonrasında kümesin boşaltılmasını takiben normal koşullara göre dezenfeksiyon ve temizlik sürecinin çok daha yoğun yapılması gereklidir.
Genel olarak sonuç değerlendirmesi yapacak olursak; Tedavi, Aşılama önemlidir. Biyogüvenlik şemsiyesi altında tutulan sürüler her zaman karlı üretim yapılabilen sürülerdir. Bu unutulmamalıdır. İşletme hijyeninin ne kadar fazla önem taşıdığını düşünmek gerekir. Aşı uygulamaları işletmede vaz geçilmeyen çok ama çok iyi programlanması gereken çok önemli bir biyogüvenlik halkasıdır. Antibiyotik tedavisi ise en son seçenek olmalıdır. Dr.Ö. Zeyyad MISIRLIOĞLU Uzman Veteriner Hekim
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
SON DAKİKA HABERLERİ
![]()
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır.. Altyapi: MyDesign Haber Sistemi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||