Et ve süt sektörlerini bütüncül bir biçimde ele alabilecek, birbiriyle doğrudan ilintili bu iki sektörde faaliyet gösteren üreticileri ve sanayicileri piyasa dalgalanmalarından koruyacak ve Türkiye’nin hem kırmızı ette hem de çiğ süt üretiminde artış sağlaması için gerekli tedbirleri alacak bir üst denetim kurulunun kurulması büyük önem taşıyor. Ancak gerek Ulusal Süt Konseyi gerekse Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin iki sektörün gelişmesi için yaptıkları çalışmalar, yetki ve imkanlarının yetersiz kalması nedeniyle yaşanmaya devam eden sıkıntılara çözüm olamıyor. Her iki sektörün de; kayıt dışılık, piyasa denetim ve düzenlemesinin yetersiz olması, girdi fiyatlarının yükselmesi, kalite ve hijyen bakımından yetersizlik, işletmelerin AB’ye göre ortalama büyüklüklerinin az olması ve dış ticaret engelleri gibi ortak sorunları bulunmakta. Her iki sektörü de bütüncül bir şekilde ele alacak bir yaklaşımla Türkiye’nin hem kırmızı et hem de süt sektöründe AB’nin önde gelen aktörlerinden biri olması kuvvetle muhtemel. Ama bunun için kamu kuruluşlarının, sektör temsilcilerinin, farklı büyüklükteki işletmelerin ve üretici kooperatiflerinin politikaların oluşturulması sürecinde birlikte çalışmaları gerekiyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) tam üyelik görüşmelerinde tarım ve gıda güvenliği alanlarında en fazla sıkıntı yaşadığı sektörlerden olan kırmızı et ve süt piyasalarının istikrara kavuşması adına konseylerin çalışmaları devam ederken, bu piyasaların kurulacak bir müdahale mekanizması ile düzenlenmesi konusu son iki aydır yetkili ağızların açıklamalarıyla şekillenmeye başladı. Hayvansal ürünlere ayrı müdahale kurumu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, bugüne kadar tarımsal ürünlerle ilgili piyasa düzenlemesini Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığı ile yaptıklarını, ancak yeni hükümetin programında hayvansal ürünlerle ilgili olarak da bir müdahale kurumu oluşturulmasının yer aldığını söyledi. Eker, bu anlamda EBK'da yeniden bir yapılandırılmaya gidildiğini, hayvansal ürünlerle ilgili piyasa müdahalelerinin EBK tarafından yapılacağını kaydetti. Bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini anlatan Bakan Eker, çalışmalar sona erdiğinde kamuoyuna açıklanacağını söyledi. Hayvansal ürünleri içerecek Et ve Balık Kurumu Genel Müdürü Bekir Ulubaş da kurumun et, süt, yumurta, balık ve diğer tüm hayvansal ürünleri içine alan bir piyasa düzenleme kurumu olarak yeniden yapılanacağını, Bakan Eker'in talimatıyla çalışmaların başlatıldığını kaydetti. Ulubaş, konuya ilişkin ilgili tüm sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini alacaklarını, kurumun yapısına ilişkin hazırlanan taslağa son şeklinin verilerek Meclis’e sunulacağını söyledi. Ulubaş’ın verdiği bilgilere göre EBK bünyesinde kurulması düşünülen müdahale kurumunun yapısı şöyle olacak: Kurum bir başkan, iki başkan yardımcısı ve yönetim kurulu tarafından yönetilecek. Yönetim Kurulu, STK'ların ve ilgili paydaşların görüşleri doğrultusunda oluşturulacak. Ürün fazlalığında ürün depolanıp, az olduğu dönemlerde piyasaya arz edilerek, piyasalardaki dalgalanmalara anında müdahale edilecek. Arz ve stok zamanları, dünyada başarıya ulaşmış benzeri uygulamalar örnek alınarak oluşturulacak karar mercileri tarafından belirlenecek. Mevcut işletmeler ise EBK LİDAŞ veya uygun başka bir ad altında A.Ş. olarak yeniden yapılanacak ve müdahale kurumuna bağlı olarak faaliyetlerine devam edecek. EBK'nın isim değeri korunacak. Özel veya resmi kurumlarla yapılmış olunan tüm anlaşmalara süresi bitinceye kadar bağlı kalınacak. Kurum gerekli gördüğü hallerde ithalat yapabilecek. Canlı hayvan ve karkas et ithalatının kamuya olan yükünün azaltılması ve vatandaşın yerli et tüketmesi de hedefler arasında yer alıyor.