Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS

*** Güncel Hayvancılık Haberlerini Sitemizden Takip Edebilirsiniz...  







HABER ARA


Gelişmiş Arama

Dr. ALKAN ile DEVAM

Adaylar, halen Birliğin Konsey Başkanlığınını yürüten Dr.Mehmet Alkan ile Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Öğretim Görevlesi Prof.Dr.Ayhan Filazi oldu.

Kategori  Kategori : VETERİNER / Vet. İlaç
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 15216
Tarih  Tarih : 29 Kasım 2010 14:08

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto


TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ
44. BÜYÜK KONGRESİ ‘ NDEN “YOLA DEVAM” KARARI ÇIKTI…

Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin 44. olağan Büyük Kongresin de oda delegeleri bir araya gelerek 44. Dönem yöneticilerini yeniden seçti. Kongrenin il günü 43. Dönem yönetiminin icraatları anlatılarak yeni dönem ile ilgili temenniler ifade edildi.

44. Büyük Kongreye sektörün önde gelen sivil toplum temsilcileri, Milletvekilleri, Bakanlık yetkilileri ve üyeler katılarak demokratik bir ortamda dilek ve temennilerini dile getirdiler. Gündem ile ilgili ilk konuşmayı  Türk Veteriner Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mehmet ALKAN yaptı.

Ankara’da Otel Barcelo Altınel Otelde yapılan Türk Veteriner Hekimler Birliği Menkez Konseyi 44.Dönem  Büyük Kongresine iki aday ile gidildi.Bu adaylar, halen Birliğin Konsey Başkanlığınını yürüten Dr.Mehmet Alkan ile Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Öğretim Görevlesi Prof.Dr.Ayhan Filazi  oldu
Dr. Mehmet ALKAN 43. Dönem yönetimi olarak yaptıkları icraatları Kongre üyelerine  aktardı. 44. Büyük Kongre için kullanılan oy sonrası yeni dönem yönetimi belirlendi. Yeni dönemde de Dr. Mehmet ALKAN başkanlığındaki yönetim tekrar seçilerek yönetimin devamı için kongre üyelerinden “YOLA DEVAM “ kararını aldı.  Gündem ile ilgili Türk Veteriner Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mehmet   ALKAN’ın açılış konuşması şu şekilde gerçekleşti.

Saygıdeğer Meslektaşlarım,
 
Sizlere gündem hakkında kısa bilgi vermek istiyorum. 6343 sayılı yasanın 60. maddesine göre Başkan olarak Kongrenin açılışını yaptıktan sonra kongreyi yönetecek Divan Heyetini seçeceğiz. Konukların konuşmalarını müteakip esas kongre çalışmalarına devam edeceğiz.

Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğiniz gibi bundan yaklaşık 6 ay önce yine bu salonda III. TVHB Kurultayını uzun ve yorucu bir hazırlık safhasından sonra 23–24–25 Nisan 2010 tarihinde gerçekleştirdik. Mesleğimizin değişik katmanlarından toplam 400 katılımcı 3 gün boyunca samimi ve demokratik bir ortamda tüm sorunlarımızı, mevcut durumumuzu, geleceğe ait çözüm önerilerimizi tartıştık. Son kurultaydan bugüne kadar gecen 8 yıl böyle bir kurultayın ne kadar gerekli olduğunu ortaya koydu. Elbette ki kurultay sonucunda ortaya çıkan yeni görüşler ve alınan kararlar halkımızın çıkarlarına ve mesleğimizin yeni vizyonuna önemli katkılar yapacaktır.

Değerli Meslektaşlarım,

Bugün gerek ülkemiz, gerekse mesleğimiz açısından önemli bir süreçten geçtiğimiz herkesin malumudur. Mesleğimiz açısından tüm geleceğimizi etkileyecek olan 2 temel kanun “ Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı” ile “ Gıda ve Tarım Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı” ve yeniden gündeme gelen hayvancılıkta yapılan ithalat furyasının yoğun bir şekilde tartışıldığı kaotik bir ortam olarak tanımlayabiliriz. Biri yasalaşan biri de yasalaşma aşamasında olan bu 2 temel yasa ve hayvancılıkta yapılan ithalat politikaları üzerinde elbette bizim de ciddi eleştirilerimiz var. Fakat bizim farkımız diğer meslek grupları gibi sübjektif bir yaklaşımla her 2 kanunun ruhunu bilerek veya bilmeyerek anlamazlıktan gelip, sadece birer istihdam olanağı olarak değerlendirmekten öte, Dünya gerçekleri, ülke gerçekleri ve bilimsel temellere dayanmaktadır. Bu kanunlarda ve hayvancılıktaki ithalat politikalarında yapılan hataların acısını gelecek yıllarda çarpıcı bir şekilde hep birlikte göreceğiz. Bugün Tarım Bakanlığı yapısını, hayvansal üretimi, veteriner hizmetlerini, gıda güvenliğini, halk sağlığını ve çevre sağlığını 50 sene öncesinin perspektifinden değerlendiremeyiz. Tüm gelişmiş ülkelerin bu hayati konular üzerinde geliştirdikleri gerek yasal alt yapısı gerekse sahadaki uygulamalarından bihaber olamayız.  Kendimizden özgün bir şey katmadan bir kısım parçaları alıp uygulamış gibi görünmek kendimizi aldatmadan öteye geçmeyecektir. Bu konuda yapılan en büyük hata gıda kontrol ve denetimleri ile ilgili bölümdür. Bilindiği gibi uluslar arası kurallar ve AB yasaları, özellikle hayvansal gıda güvenliği açısından veteriner hekimliği mesleğinin yetki ve sorumluluklarını açık bir şekilde belirlemektedir. Ve bu konuda hiçbir şekilde taviz vermemektedir. Veteriner tarafından kontrol edilmemiş bir hayvansal ürünü ve veteriner hekim tarafından imzalanmamış hiçbir sağlık sertifikasını kabul etmemektedir.

Bunun temelinde yatan gerekçe; hayvansal kökenli ürünlerin yüksek riske sahip olması ve bu riskin büyük oranda zoonoz karakterli hastalıklardan kaynaklanması, bu nedenle de kontrol ve denetimlerin hekimlik nosyonu gerektirmesidir.

Gıda ile ilgili AB direktiflerine bakıldığında, genel kuralların yanında Hayvansal ürünlerle ilgili ayrıca özel kuralların belirlendiğini görüyoruz. Bu kuralların belirlendiği direktiflerde hayvansal ürünler için yetkili meslek olarak veteriner hekimler belirlenmiş olup, bazı görevlerinde sadece Resmi Veteriner Hekimler tarafından yapılmasını zorunlu kılmıştır. (Et ve et ürünleri işletmeleri için kesim öncesi ve kesim sonrası muayeneler, parçalama işlemi de dahil tüm kontrol ve denetimler) Buna rağmen 5996 sayılı Kanunun EK-1 ve Ek-2 listelerinde hayvansal ürün işleyen işletmelerde hem görev alacak hem de kontrol ve denetim yapacak meslek grupları arasında veteriner hekimler dışında başka meslek grupları da belirlenmiştir. Bu işletmelerde üretilen ürünler için düzenlenecek sağlık sertifikasına imza atmak zorunda olan Veteriner Hekimdir. Veteriner Hekim, kontrol ve denetimini yapmadığı bir ürünün sağlık sertifikasını imzalaması mümkün değildir.

Tüm bu nedenlerden dolayı ilgili yönetmeliklerin hazırlanması aşamasında yukarıda da izah edildiği gibi tasarının ekinde yer alan  Ek- 2 de;  Et ve et ürünleri işleyen işyerleri, Su ürünleri işleyen iş yerleri, Süt ve süt ürünleri işleyen iş yerleri, Yumurta işleyen, depolayan veya ambalajlayan işyerleri,  Bal, polen, arı sütü, temel petek üreten iş yerlerinin denetim ekibinde mutlaka veteriner hekim bulunmasını sağlayacak düzenleme yapılmalıdır.

Kanunda bulduğumuz diğer bir önemli yanlışlık da ilaç satışları bölümünde bulunmaktadır. Reçeteye tabi veteriner tıbbi ürünlerin perakende satışlarının eczane ve veteriner hekim muayenehanelerinde yapılması yasal bir zorunluluktur.  5996 sayılı Kanunun 13. Maddesi Birinci fıkrası; süs kuşları, akvaryum ve egzotik süs hayvanları satan yerlere de sadece bu hayvanlarda kullanılan veteriner tıbbi ürünlerin satışına izin verilmektedir. Bu iznin reçeteye tabi tıbbi ürünleri de kapsaması halinde hayvan sağlığı ve halk sağlığı açısından önemli problemlere neden olacaktır. Bu nedenle Yönetmelikte bu satış izninin vitamin ve yem katkı maddeleri gibi reçeteye tabi olmayan tıbbi ürünleri kapsaması sağlanmalıdır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının mevcut yapısını değiştirecek olan çıkarılacak yeni Gıda ve Tarım Bakanlığının yapısını çok önemsiyoruz. Veteriner ve Gıda Hizmetlerinin bir Genel Müdürlük bünyesinde taşra teşkilatları ile birlikte örgütlenmesi hayati bir önem kazanmaktadır.

 Biz ülke olarak tercihlerimizde büyük yanlışlıklar yaptık. Bugün hayvancılığımızın gelmiş olduğu nokta, gıda güvenliğimizdeki zaaflarımız, yurttaşlarımızın yanlış ve yetersiz beslenmesi, veteriner hizmetlerinin ciddiye alınmaması hep bu yanlış tercihin sonucudur. Et ve kasaplık hayvan ithalatı konusundaki yanlışlıklar ile ilgili yapmış olduğumuz uyarıların bugün ne kadar geçerli olduğunu hep birlikle görüyoruz. Çünkü; Yıllardır dile getirdiğimiz hayvancılığımızın sorunları ve çözüm önerilerinin dikkate alınmaması ve yanlış uygulanan hayvancılık politikaları sonucu hayvan sayılarımızın özellikle koyun ve keçide çok büyük oranda azalmasına neden olunmuştur. Son yıllarda süt fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle yüz binlerce damızlık inek ile üreticisinin kar etmemesi nedeniyle milyonlarca koyunumuz elden çıkarılmıştır. Çiftlik hayvanları kapsamında dişi materyal stokumuz minimum seviyelere inmiştir. Hayvancılığa yapılan destekler ırk ıslahı ve yem üretiminde kısmi gelişmeler sağlasa da genelde geçmiş yıllar itibarıyla desteklerin stratejik olarak değerlendirilmediği aşikardır. Zamanında makul bütçelerle acil olarak yapılacak müdahalelerle sorunun önüne geçilebilecekken bugün geçmişte yapılan hataların bedelini uzun yıllar ülke olarak ağır bir şekilde ödeyeceğiz. 2010 yılı Mart ayında kesinlikle kasaplık hayvan ve et ithalatına müsaade edilmeyeceğini söyleyen yetkililer bir ay sonra göreceli olarak artan et fiyatlarını yanlış bir algılamayla spekülasyon olarak değerlendirmiş başlangıçta halkımızın makul fiyatlarla et tüketimini amaçlayan masum ve insani amaçlarla terbiyevi mahiyette alınan sembolik miktarlardaki ithalat kararlarını hem ülke sayısı olarak hem de miktar olarak artan canlı hayvan ve et ithalatı yanında kurbanlık hayvan ithalatı kararları izlemiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa ithal kurbanlıklarla tanışmıştır. Tabii ki bu ithal kurbanlıklar ve diğer kasaplık materyaller geldikleri ülkede bulunan hastalık riskini de beraberinde getirecektir. Bu durum; hayvan hastalıkları açısından gelişmiş ülkelere kıyasla zaten kötü durumda olan ülkemizin durumunu daha da zorlaştırmaktadır. Tüm bu gelişmelere karşın biz Türk Veteriner Hekimleri doğruları söylemekten bir an geri durmayacağız. Burada sevindirici olan şudur, memnuniyetle görüyoruz ki hemen hemen tüm meslektaşlarımız bu sorunları ve çözüm yollarını biliyor. Dolayısıyla bu tarihi süreçte bize büyük görevler düşüyor. Elbette ki donanımımızla, ülke severliğimizle, giderek artan dayanışma ruhumuz ve meslek bilincimizle bu misyonumuzu yerine getireceğiz.

Değerli meslektaşlarım,

Biliyorsunuz meslek camiası olarak son 4 senede ulusal ve uluslar arası düzeyde büyük organizasyonlar yaptık. Tüm bu faaliyetlerin elbette ki birçok amacı vardı. Bunlardan birisi de 2015 Dünya Veterinerler Birliğinin Genel Kurulunu ülkemizde yapmaktı. 22 Mayıs 2010 tarihinde Dünya Veterinerler Birliğinin Paris’te olağan üstü toplantısında yapılan oylama sonucu Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin müracaatı oybirliği ile kabul edilmiştir. Çok sayıda uluslar arası örgüt temsilcisi, Dünyanın değişik ülkelerinden veteriner hekimler, çok uluslu şirketlerin temsilcileri ve birçok ülkenin veteriner fakültelerinden toplam 3000 delegenin katılması beklenmektedir. Genel kurulun 2015 yılı Eylül ayında İstanbul’da yapılması planlanmaktadır. Bu organizasyonun hem ülkemiz hem de mesleğimiz açısından önemli olacağı kuşkusuzdur. Tüm meslek camiası olarak bu işin altından yüz akı ile çıkabilmek için şimdiden çalışmalara başlayacağımızdan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Hep birlikte başaracağız. Bu arada önemli gördüğüm bazı konuları burada ifade etmeden geçemeyeceğim;
 
 ULUSLAR ARASI KATILIMLI III. TÜRKİYE ZOONOTİK HASTALIKLAR SEMPOZYUMU 1–2 Kasım tarihlerinde Ankara TOBB’a bağlı ETÜ Konferans Salonunda başarı ile gerçekleştirildi. Toplantıya yoğun olarak her iki Bakanlığın temsilcileri, Tıp ve Veteriner fakültelerinin öğretim üyeleri, Mesleki örgüt temsilcileri ile sahada çalışan tabip ve veteriner hekimler katıldı.

TVHB’nin uzun zamandan beri aktüel hale getirmeye çalıştığı TEK DÜNYA, TEK SAĞLIK yaklaşımı çerçevesinde üçüncüsü yapılan Sempozyuma bizimle birlikte Tarım Bakanlığı KKGM, Sağlık Bakanlığına bağlı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği organizasyonda görev aldı.

400’ü aşkın kayıtlı katılımcının 2 gün boyunca devamlı takip ettiği Sempozyumda, Tularemi, Brucella, Kuduz, KKKA, Antrax, Batı Nil Virüsü ve Hanta virüs konuları Veteriner ve Beşeri Hekim Bilim insanları tarafından detaylı olarak ele alındı.

Sempozyumda Beşeri hekimlerin katılım ve ilgisinin daha yoğun olduğunun gözlemlenmesinin yanında zoonotik hastalıklarla mücadele disiplinler arası işbirliği ve sektörler arası koordinasyonun farkındalığının giderek arttığı memnuniyetle müşahede edildi. Sempozyum sonuç raporunun hazırlanarak ilgili Bakanlıklara ve diğer kuruluşlara gönderilmesi kararlaştırıldı.

Değerli Meslektaşlarım,

Özellikle son 20 yıldaki gelişmeler ışığında mesleğimizin rol modeli büyük ölçüde değişmiş ve onu stratejik bir konuma getirmiştir.

a) Veteriner Halk Sağlığı
b) Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenliği
c) Tek Dünya Tek Sağlık yaklaşımı
d) Sürü sağlığı ve dölerme yönetimi
e) Hayvan Refahı
f) Akvatik hayvanlar
g) Biyoteknolojik uygulamalar
h) Ekodemik:

Yeni zoonozların epizootolojileri konusunda yapılan çalışmalardan elde edilen en önemli bulgu salgınların ekolojikal değişmeler sonucunda ortaya çıktığı ve etkenin çoğu kez tür barajını aşarak yeni konakçıları enfekte edebilme yeteneğini kazanmasıdır. Bu sonuç gelecekte Veteriner Hekimlerinde kapsamlı çalışmalar yapabileceği yeni hastalık tanımının “ ECODEMIC” yaratılmasına neden olmuştur.

Bu arada önemli bir gelişme de, Merkez konseyi TS EN İSO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Faaliyetleri Haziran ayı içinde başlatılmış olup sistem kurulumu ve eğitim süreci Ekim ayı içinde tamamlanmıştır. Yapılan belgelendirme denetimi sonucunda TVHB Merkez Konseyi TÜRKAK onaylı FC Belgelendirme LTD ŞTİ. tarafından belgelendirilmiştir. Tamamlanan kalite yönetim sistemi faaliyetlerine ek olarak TS EN ISO / IEC 17024 Personel Belgelendirme Sistemi kapsamında çalışmalarına devam etmektedir.

Değerli meslektaşlarım,

Mesleki eğitim konusuna kısaca değinmek istiyorum.

Veteriner Hekimlik modern öğreniminin 250 yılını gelecek yıl Dünya genelinde kutlayacağız. Ülkemizde akademik anlamda Veteriner Hekimlik eğitiminin 168. yılını bu yıl kutladık. 1969 yılına kadar Tek Fakülte var iken bugün ülkemizde 18’i eğitim veren 21 fakülte bulunmaktadır. Bu rakam Almanya 5 İngiltere 6 Fransa 4 İspanya 10 İtalya 12’dir.
 
Burada üzücü olan 1993 yılında veteriner fakültesini kazanan öğrencilerin ülke genelinde ÖSS sonuçlarına göre yüzdelik dilimi %13–22 arasında değişirken fakülte sayısı arttıkça veteriner fakültelerinin yüzdelik dilimdeki yeri bir hayli gerilemiştir. 2006 yılı itibariyle ÖSS sonuçlarına göre veteriner fakültelerinin yüzdelik dilimleri %30–65 arasında yer almaktadır

Bugün bütün gelişmiş ülkelerde hayvancılık sektörü ve Veteriner Hekimlik mesleği yeniden bir yapılanma sürecindedir. Bizim de bu gelişmeleri yakından izlememiz ve ülke şartlarını da, bugün var olan ve gelecek 30 yıldaki muhtemel gelişmelere projeksiyonlar yaparak hem sektörü hem de Veteriner Hekimliği mesleğini yeniden yapılandırmamız kanaatimce gereklidir.
Veteriner Hekimlik eğitimi kalite ve alt yapı olanakları bakımından bugün batı standartlarının oldukça gerisindedir. Bugün Avrupa Veteriner Fakültelerinde yaşanan sorunların kat kat ve fazlası bizde mevcuttur. Bizdeki sorunlar, orta öğretimden iyi yetişmiş öğrencilerin Veteriner Fakültelerini tercih etmemesi; araştırma görevlileri kadrolarına yüksek ortalamayla mezun adayların müracaat etmemesi, ders programlarının; ülkenin bugünkü hayvancılık sektörünün yapısı, hayvan sahiplerinin ve tüketicinin beklentilerine göre değil fakültelerin yapısındaki bölümlerin isteklerine ve fakülte idarecilerinin isteklerine göre düzenlenmiştir. Çoğu fakültemizde öğrenci her konudan bir şeyler öğrenmiş pratisyenler olarak yetişmekte, bir konuda yoğunlaşma şansları olmadığı için mezun olduktan sonra iş bulmakta güçlük çekmektedirler. Özellikle son yıllarda açılan Fakültelerimiz alt yapı eksiklikleri de had safhadadır. Geçmiş yıllarda cihaz yönünden, araştırma faaliyetleri bakımından Bakanlık kurumlarından önde olan fakültelerimiz bugün gerek cihaz ve gerekse maddi olanakların yetersizliği nedeniyle bu konumlarını kaybetmektedir.

Bugün Veteriner Hekimlik eğitimi konusunda EAVEA’ nın bünyesinde Avrupa’da Standardize olmuş bir değerlendirme sistemi bulunmaktadır. Her yıl yeni fakülteler bu değerlendirme sürecine başvurmakta ve değerlendirme sonucunda Akredite olmaktadır. 2 fakültemizin akredite olması elbette sevindiricidir. Ayrıca Dünya Veterinerler Birliği tüm Dünya genelinde eğitim ve fakülteler için küresel bir akreditasyon sistemi oluşturulması amacıyla çalışmalar yapmaktadır.

Değerli meslektaşlarım,
 
Diğer meslek örgütlerimiz, mesleki ihtisas derneklerimiz ve fakültelerimiz çok sayıda faaliyet yapıyorlar. Bu gayretleri takdir ile karşılıyoruz ve hepsine teşekkür ediyoruz. Bugün memnuniyetle görülüyor ki Veteriner bölge odalarımızın önemli bir kısmı çok yoğun ve fedakârca çalışıyorlar. Daha önce sadece İstanbul, Adana ve İzmir gibi birkaç odamız hizmet binasına sahipken, bugün 25 odamız kendi sahip oldukları binalarda hizmet veriyor ve 10’a yakın odamız ise kendi yerlerine sahip olabilecekleri ekonomik güce sahiptirler. Biz TVHB olarak bu odalarımıza elimizden geldiği katkıyı veriyoruz ve bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Benim kesin ve değişmeyen inancım şu ki, bizim bölge odalarımız ne kadar güçlü olursa biz o kadar güçlü oluruz. Fakültelerimiz, diğer meslek örgütlerimiz ve mesleki ihtisas derneklerimiz ne kadar güçlü olursa biz ülke ve meslek olarak o kadar çok mesafe kat edebiliriz. Evet, zayıf yönlerimizi ben de biliyorum. Basınla ilişkilerimiz yeterli değil, politik ve bürokratik lobimiz yok, halkımızı mesleğimizin önemi konusunda yeteri kadar bilgilendiremedik. Fakat hep birlikte bunları aşabileceğimize inancım tamdır.

44. Büyük Kongremizin ülkemize ve mesleğimize hayırlar getirmesi ve daha aydınlık günlere ulaşmak dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum.”

44. Büyük Kongre’nin 2. Günü  yapılan oy kullanma  tasnifi  sonunda Dr. Mehmet Alkan 195 oy ve Prof. Dr.Ayhan  Filaz’i ise 128 oy aldı.
Böylelikle Dr.Mehmet Alkan seçimler sonunda tekrar Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanlığına seçildi.

Seçim Müdürü Cemal KAYA ve Çankaya 2.İlçe Seçikm Kurulu Başkanı Ümit Nuri DÜNDAR’ın onayladığı listeye göre seçim sonuçları şöyle oluştu:
Merkez Konseyi Asil Üyeler:
Mehmet ALKAN,
Arif ALTINTAŞ,
Ali KOÇ,
Nahit YAZICIOĞLU,
Ender YARSAN,
Talat GÖZET,
Sinan AKTAŞ,
Ayhan FİLAZİ,
Ufuk Tansel ŞİRELİ,
Cevat SÖNMEZ,
Adil ADIGÜZEL,
Hilmi Ergin DEDEOĞLU,
Kemal Akın SANAL,
Nurgül SÖĞÜT
YEDEK ÜYELER
Ümit ÇERÇEL,
Mevlüt KÜÇÜK,
Halis AKÇAY,
Kürşat AŞKUR,
Yalçın BİLİCİ,
Ömer Faruk SARI,
Halil EROL,
Necati DİLSİZ,
Aziz Arda SANCAK,
Serdar ERTAŞ,
Atilla ÖZGÜR,
Şahin ÖNER,
Adnan AYAN,
Damla ASLAN.
YÜKSEK HAYSİYET DİVANI ASİL ÜYELER
Özcan AYDIN,
Cengiz ALDEMİR,
Yasin DEMİRKAN,
Erhan BİLGE,
Namık Celal ÖZEKİN,
Turan NALBANTOĞLU,
Can DEMİR,
Şakir Doğan TUNCER,
Hüseyin DEDE,
Aydın USLU,
Önder YILDIZ,
Duran ALICI,
Mahmut ÖKTEN,
Mehmet KILIÇ,
YEDEK ÜYELER
Ahmet ACAR,
Mehmet Ali KUMLU,
Mahmut Zühtü ÇEVİK,
Tahir GONCAGÖNÜL,
Pürhan Barbaros TUNCER,
Yavuz AYBİRDİ,
Hidayet BOZOĞLU,
Sinan CEVİZLİ,
Halil RUŞEN,
Remzi AKDOĞAN,
M.Fikri BOYACIOĞLU,
Muhittin BASTEM,
Bahadır ÖZTÜRK,
Mustafa YORGANCI.
DENETLEME KURULU
Erdoğan ŞAHİN,
Ali İhsan AKIN,
Enver ÖZBEZEK,
Yalçın KÖKSAL,
Yılmaz ARAL,
Abdülkadir ASLAN,
YEDEK ÜYELER
Önder SEHAR,
Hüseyin SAKA,
Mevlüt GERÇEKÇİOĞLU,
Ali ÇİRİŞ,
Sait KAYA,
Ramazan GÜLER.

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Sponsor Firma Videoları



















Tahir S. YAVUZ Tahir S. YAVUZ
Veteriner Tıbbi Ürünlerde Yeni Düzenlemeler
H.Yücel ASI H.Yücel ASI
Mineraller ve Mineral Eksiklikleri ve Akut Selenyum Zehirlenmeleri
Z. MISIRLIOĞLU Z. MISIRLIOĞLU
SALMONELLA Mücadele Etmesi Zor Sinsi Düşman
Remzi CİĞERLİ Remzi CİĞERLİ
Prof. Dr. Rüveyde Akbay; GERÇEK BİR SOSYAL MİMAR
Mehmet ALKAN Mehmet ALKAN
HAYVANCILIĞIMIZIN SONUNU HAZIRLIYOR
M.İhsan SOYSAL M.İhsan SOYSAL
Evcil Hayvanlarda Milli Eylem Planı Neden Gereklidir?
Güney GÖKÇELİK Güney GÖKÇELİK
SPİROKETOZİS
Oktay DEPREM Oktay DEPREM
PET BESLEME ALIŞKANLIĞI

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Kırmızı Ette İşlenmiş Ürünlere Göre Tercih Ettiğiniz Marka
















Tüm Anketler

hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır..
RSS Kaynağı | Yazar Girişi


Altyapi: MyDesign Haber Sistemi