|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLER
![]() ![]()
HABER ARA![]() EN ÇOK OKUNANLAR![]()
![]() |
İneklerde infertilite
Sığır yetiştiriciliğinde döl tutmama veya gebelik başına aşım sayısının yüksek olması önemli problemler arasında başta gelmektedir.
ineklerde döl tutmama problemi (infertilite) Sığır yetiştiriciliğinde döl tutmama veya gebelik başına aşım sayısının yüksek olması önemli problemler arasında başta gelmektedir. Amerika’da süt sığırlarının %20-25’nin üreme problemleri nedeniyle kasaplık olarak satıldığı bildirilmektedir. Yapay tohumlama veya elde aşım uygulandığında ve özellikle kayıt tutan entansif sürülerde, döl tutma problemi olan inekler kolaylıkla belirlenirken, meraya çıkan ve merada serbest aşım uygulanan sürülerde bu problemi olan inekleri belirlemek mümkün olamamaktadır. Bir gebelik için birden fazla çiftleştirme problemi iki şekilde yetiştiriciye zarar vermektedir. • Her çiftleştirme için yetiştirici bir ücret ödemektedir • Yılda bir buzağı elde etme şansı ortadan kalkmaktadır. Özellikle yüksek verimli ineklerin döl tutma sorunu olup, bu inekler ancak birkaç çiftleştirmeden sonra döl tutabilmektedirler. Doğumundan 115 gün sonra boş geçen hergün 2 dolar kayıp demektir. Her bir inek için bu kayıbın bir yıldaki toplam miktarı ise süt verim miktarına bağlı olarak 115 ile 179 dolar arasında değişmektedir. Bu 100 baş sağmal inekle çalışan bir sürüde 11.500-17.900 dolara çıkmaktadır.Döl verimi bakımından mükemmel ineğin özellikleri aşağıdaki ana başlıklar halinde sıralanabilir. • 15 aylık yaşta ergin canlı ağırlığın %65’indedir • İlk buzağısını 24 aylık yaşta verir • İk çiftleştirmede gebe kalma oranının düvelerede %70 ineklerde ise %50 olur • buzağıladıktan sonra ki 100 gün içinde tekrar gebe kalmıştır. • Sağıldığı gün sayısı 290-320 gündür • Kuruda olduğu gün sayısı 45-60 gündür Ancak döl verim kriterleri olarak sürüdeki ortalama değerler üzerinden hesaplar yapılır. Bu nedenle süt sığırı sürüsünde döl verim kriterlerinin olması gereken değerler aşağıda verilmiştir. • Düvelerin 24 aylık yaşta ilk buzağısını vermesi • servis periyodunun 100 günün altında olması • Buzağılama aralığının ort. 12.5 veya 13 ay • İneklerde ilk çiftleşmede gebe kalma oranının 50-60% • Gebelik başına aşım sayısının < 2.0 • Kızgınlık tesptindeki başarının > 80% olması istenir. Eğer sürüdeki inekler, gerçekten kızgınlık göstermişler ve 3-4 kez çiftleştirilip gebe kalmamışlarsa o sürüde döl verim problemi var demektir. Bir süt sığırı sürüsündeki ineklerin %50-55’inin problem yaşamadan gebe kalması gerekir. Sürünün bu bakımdan durumu, tutulan kayıtların değerlendirlmesi ile kolaylıkla hesaplanabilir. Döl tutmama problemi nedir? Sağlıklı bir inek, gebe kalmadığı sürece ortalama 21 günde (18-24 gün) bir kızgınlık gösterecektir. Normal kızgınlık belirtileri gösteren, ancak üç veya daha fazla çiftleştirilmeden sonra döl tutan inekler, problem inek grubuna girmektedir. Ancak bu inekler, daha sonraki çiftleştirmelerinde gebe kalmayacaklar demek de değildir. Çiftleştirmelere rağmen gebeliğin gerçekleşmemesinde, farklı aşamalarda meydana gelen aksamalar sebep olabilir. • Yumurta ve sperm hiç karşılaşmaz ve döllenme olmaz • Yumurta ve sperm karşılaşır, ancak ortam uygun olmaz döllenme gerçekleşmez • Yumurta ve sperm karşılaşır, döllenme gerçekleşir, ama döllenmiş yumurta dişi üreme organında tutunamaz • Yumurta ve sperm karşılaşır, döllenme gerçekleşir, embryo oluşur ancak gelişme fırsatı bulamaz. Tüm bunlara ek olarak birde uygulama, çevre ve idari faktörleri dikkatle incelemek gerekir. Birkaç çiftleştirmeden sonra döl tutma problemi bakımından inek ve düveler arasındaki fark: İneklerde, döllenme oranının düşük olması ve ayrıca embiriyonik ölümler tekrarlanan çiftleştirme gerektirirken, düvelerde en çok embiriyonik ölümler nedeniyle tekrarlanan çiftleştirme problemi yaşanmaktadır. Düvelerde ilk tohumlamada döl tutma oranı genellikle çok yüksektir. Bu nedenle düvelerde, tekrarlanan kızgınlık problemi hemen tamamen embiriyonik ölümler sonucu olmaktadır. Normal üreme gösteren ineklerde de döllenme yetersizlikleri ve embiriyonik kayıplar oluşmakta ise de bunların her ikisi de düşük seviyededir. Tekrar eden çiftleştirme problemi olan ineklerde bu kayıplar normal ineklerden daha yüksek olup, tohumlamadan sonraki 5-6 hafta sonra oluşan kayıplar, normal ineklerin yaklaşık iki katına çıkmaktadır. İlk tohumlamada gebe kalanların oranı ne olmalıdır? Düvelerle yapılan bir çalışmada, tohumlandıktan 3 gün sonra kesilen düvelerin % 85 ‘nde döllenmiş yumurta (zigot) olduğu belirlenmiştir. Ancak, 34 gün sonra kesilen düvelerin sadece % 70‘nde gebelik olduğu tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere ilk defa çiftleşen veya tohumlanan hayvanlardan % 15 kadarında döllenme olmamaktadır. İlk tohumlamada gebe kalan inek oranının yüksek olmasına karşın doğan buzağı sayısı söz konusu olduğunda, bu oran % 60′a düşer. Her tekrar eden çiftleşmelerde de geriye kalanların yani daha önceki çiftleştirmelerde döl tutmamış olanların % 60 kadarının doğum yapabilmesi söz konusudur. Bu durumda 100 buzağı elde etmek için 165 kadar çiftleştirme gerekmektedir. Embiriyo kayıpları ne zaman olmaktadır? Döllenmiş yumurta kayıpları, tohumlamadan sonraki 11-13 güne kadar fazla, bundan sonra ise fazla olmamaktadır. Tekrar eden çiftleştirme problemi olan ineklerde, tohumlama sonrası 4 -5 gün ve sonraki 11-13. güne kadar olan devredeki kayıpların daha fazla olması en önemli farkı oluşturmaktadır. Böylece, tekrarlanan kızgınlıklar problemi olan ineklerde, en kritik periyot, embriyonun dölyatağına ulaşmasından hemen sonra morulanın blastosite dönüşmesi sırasında oluşmaktadır. Tekrarlanan Kızgınlıklar problemine etki eden faktörler Genetik Faktörler; Boğalar arasında, dölleme kapasitesi bakımından, genetik farklılık söz konusu değildir. Buna karşın, tohumlama sonrası dönemde, muhtemelen embiriyonik ölümler nedeniyle, boğalar arasında %10-20 düzeyinde farklılık olduğu saptanmıştır. Embiriyonik ölümlere ilişkin genetik faktörlerin, mutlaka ebeveyn generasyona bağlı olması gerekmediği ve bir çoğunun her generasyonda kendiliğinden oluşabileceği görüşü öne sürülmektedir. Döl verim krieterlerinin kalıtım derecesi çok düşük olduğundan seleksiyon kriteri olarak kullanılma olasılıkları sınırlıdır (Walker, 2003). Buzağılama aralığının kalıtım decesi, gebelik oranın ve servis periyodunun kalıtım dereceleri o.10 olup güç doğum özelliğinin kalıtım derecesi 0.15dir. İneğin süt verim düzeyinin yükselmesi ile döl tutuma oranında düşme olacağı şeklinde yaygın bir inanış vardır. Ancak yapılan bir çalışmada 1955’de %60 olan inek üreme etkenliğinin 1995’de %49’a düştü ancak düvelerin üreme etkenliğinin 1955’de %66, 1995’de ise %70 olarak tespit edildiği bildirilmektedir. Bu noktadan hareketle, üreme etkenliğindeki düşmenin genotip ile değil idari faktörler ile yüksek oranda ilişkili olduğunu gösteren önemli bir sonuçtur. Besleme; Esasında doğumdan önceki 1 ay ile sonraki 1 ay geçiş dönemi olup bu dönemin çok iyi bir şekilde kontrol altında tutulması gerekir. Yumurtalık kisti oluşumu, sessiz kızgınlık gibi konular beslemedeki enerji eksikliği ile yakından ilişkili olup bu dönemde bu yüksek ihtiyacı karşılayacak şekilde besleme yapmak çok önemlidir. Ruımende ki mikroroganizmaların mevcut proteinden yararlanabilmeleri ortamda karbonhidratların varlığına bağlıdır. Aşırı amonyak rumenden üreye çevrilir ve vücut sıvılarında, üreme organı dahil üre düzeyi yükselir. Kan üre düzeyi 18 mg/dl veya süt üre düzeyi 16 mg/dl düşük gebelik oranı dolayısıyla ineğin gebe olmadan geçen günlerin sayısının artması anlamına gelir. Gebe ineklerde kızgınlık görülmesi; Bir sürüdeki ineklerin % 10 kadarı, gebe oldukları halde tohumlama tarihinden sonraki 18-24 gün sonra kızgınlık gösterebilirler. Birinci tohumlamadan sonra, kızgınlık gösteren ineklerde gebelik kontrolü yapılması çok yararlıdır. Bu olanak yoksa, tohumlamacının serviks ağzına tohumlama yapması gerekir. Bu uygulama sonucu, serviks mühürü bozulmayacağı için gebelik varsa gebeliğe zarar vermeyecektir. Çünkü gebelik nedeniyle mühürlenmiş olan dölyatağı ağzı açıldığında gebelik varsa, bu gebelik muhtemelen sona erecektir. Sürüde boğa kullanılıyorsa doğal aşım sorun yaratmayacaktır.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
SON DAKİKA HABERLERİ
![]()
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır.. Altyapi: MyDesign Haber Sistemi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||