Anasayfa | Hakkımızda | Künye | Meslek Kuruluşları | Reklam İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS

*** Güncel Hayvancılık Haberlerini Sitemizden Takip Edebilirsiniz...  



HABER ARA


Gelişmiş Arama

TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Tavşan etinin organoleptık özellikleri diğer türlerdeki gibi yumuşaklık sululuk ve lezzetlilik gibi kriterlerle belirlenir

Kategori  Kategori : Pet ve Diğer Hayvanlar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 11811
Tarih  Tarih : 13 Aralık 2009 22:37

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto


Bilindiği üzere, insanların beslenme, barınma ve giyim gibi gereksinmelerinin karşılanmasında kullanılan ham maddeler, tarım kesiminden elde edilmektedir. Dışsal ve içsel olmak üzere iki grupta incelenebilen tarım kesimi, bitkisel ve hayvansal üretim dalları olarak da ikiye ayrılabilmektedir. Dışsal tarım kesimi, tarla, bahçe ve bağda yapılan tarımsal etkinlikleri; içsel tarım kesimi ise, çiftlik avlusu, çiftlik evi ve atölyesi ile işletme binalarında yapılan tarımsal etkinlikleri içerir. Hayvansal üretim yapan işletmelerde, dışsal ve içsel tarımın her ikisi de yapılır ve tüm tarımsal etkinlikler içerisinde hayvansal üretimin çok önemli bir yeri vardır.

Hayvancılıkta mekanizasyon, hayvansal üretime yönelik tarımsal işletmelerde kullanılan ilkel teknikler ve yöntemlerle çalışmaya neden olan araçlar yerine, modern alet-makine, cihaz ve tesislerin kullanılması olarak tanımlanabilir. Hayvansal üretimde kullanılan makinelerin projelenmesi, imalatı, pazarlanması, bakım-onarım ve işletilmesi de hayvancılıkta mekanizasyon tanımı içerisinde bulunmaktadır

Mekanizasyon; geleneksel tarım yapan hayvansal üretim işletmelerini ileri tarım teknikleri uygulamaya iter, iklim koşullarına bağımlılığı kısmen azaltır ve insanı bir güç kaynağı olarak değil, yöneten ve planlayan bir unsur olarak değerlendirir. Ayrıca, mekanizasyonun, yapılan işin kalitesini yükseltme, işleri zamanında ve kolay bir şekilde yapma, üretim maliyetini azaltma, üretimde niteliksel ve niceliksel artış sağlama gibi yararları da vardır.

Özellikle, işçi ücretleri ve üretim kapasitelerinin artması nedeniyle günümüzde, hayvansal üretimde mekanizasyon kaçınılmaz hale gelmiştir.

Hayvancılıkta mekanizasyon konuları, üç ana bölüm halinde incelenebilir:

1- Kaba Yem Hazırlığı:

Yem bitkilerinin;

  • Hasadı (Biçme + Kurutma + Toplama + Taşıma),
  • Depolanması,
  • Hayvanlara yedirilmesi gibi işlemleri içerir.

2- Kesif Yem Hazırlığı:

Ticari yemler olarak da isimlendirilen kesif yemler, genelde büyük parçalı ve sert yapıdadırlar. Böyle yemlerin ufak parçalar veya un haline getirilerek hayvanlar tarafından kolayca hazmedilebilecek duruma gelmesi gerekmektedir. Taneli yemler, gerek öğütülmeden önce, gerekse öğütüldükten sonra, belirli oranlarda karıştırılarak hayvanlara yedirilebilir. Karıştırma işlemleri, taneli yemlerin birbirleriyle veya yeşil yemlerle karıştırılması şeklinde olabilmektedir.

Kesif yem hazırlığını oluşturan işlemler şu şekilde belirtilebilir:

  • Ezme,
  • öğütme,
  • Karıştırma ,
  • iletim.

3- Hayvansal Ürünlerin Eldesi:

Hayvansal ürünler;

  • Et,
  • Süt,
  • Yumurta,
  • Gübre, olarak elde edilmektedir.

Bu ürünlerin elde edilmesi sırasında yapılan işlere örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Yemleme,
  • Sulama,
  • Altlık serilmesi,
  • Gübre ve altlığın temizlenmesi,
  • Süt sağımı,
  • Yumurtaların toplanması,
  • Hayvanların bakım işlemleri.

1. TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK ÖNEMİ

1.1. Giriş
1.2. Tavşanın Evcilleştirilmesi
1.3. Dünya ve Türkiye' de Tavşan Üretimi
1.3.1. Dünyada Tavşan Üretimi
1.3.1.1. Avrupa
1.3.1.2. Asya
1.3.1.3. Afrika
1.3.2. Türkiye 'de Tavşancılığın Durumunu
1.3.2.1. Üretim Modelleri
1.3.2.2. Orta kapasiteleri entansif ve yarı entansif işletmeleri
1.3.2.3. Büyük kapasiteli entansif işletmeler
1.4. Tavşan Ürünlerinin Pazarlanması
1.4.1. Tavşan Eti
1.4.2. Tavşan Derisi
1.4.3. Tavşan Yünü
1.5. Tavşan Etinin Kalitesi Ve Karkas Kompozisyonu

1.1. Giriş
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Tavşanlar yüksek döl verimleri, kaliteli et üretimleri, adaptasyon kabiliyetlerinin yüksekliği ve selülozca zengin yemleri besin maddelerine çevirme özelliğine sahip herbivor hayvanlardir. Üretımde kullanılma yaşının düşük ve gebelik süresinin kisa olması gibi avantajları da vardır. Bu özellikleri küçük üretim birimlerinde de görülebildiğinden bu işletmeler ıçin önemli bir üretim materyalidir. Tavşan başlangıçta küçük aile işletmelerinde kümes hayvanları ile birlikte zevk için yetıştırilmekte iken, et ve diğer ürünlerinin değerinin anlaşılmasiyla karlı bır üretim dalı olmuştur. Uzun yıllar ıyi bir laboratuar hayvanı olarak bilinen tavşan, birçok ülkede küçük tavukçuluk işletmelerinin yerini almıştır.

Uygun üretim sistemlerinde, tavşanlar %20 protein düzeyine sahip et üretırler Diğer çiftlik hayvanlanyla karşılaştinidiğı zaman aynı değerler etlik piliçlerde %22-23, domuzlarda %16-18 sığırlarda ise %8-12 arasındadır. Bu proteinler için harcanan enerji bakımından ruminantların tavşana göre daha masraflı olduğu ortaya çıkmaktadır. Sığır veya koyunlar et üretimi amacıyla yetiştirildiklen zaman, yetiştirilen sürüde dişi hayvan başina yılda elde edilen yavru sayısı sinirli olduğu, yani dölvenmi düşük olduğu için enerji tüketimi daha 1 olmaktadır. Bu hayvan türlerinde dişi başina yılda maksimum 0.8-1 4 genç yavru elde edilmesine karşılık tavşanlarda bu sayı ortalama 40 adettir. Sığırlar süt ve et üretiminde ortaklaşa kullanıldıklan zaman bile, tavşanlar avantajlı olmakta, tavşan eti sığır etinden ekonomik olmaktadır.

Tavşanlar selüloz düzeyi yüksek bitkisel ürünleri proteine çevirme kabıliyetıne sahıptırler. Bu besin maddelerinm tavuklar ve hindiler için ekonomik olarak kullanılması mümkün değildir Bu bakımdan tavşanlar verdikleri ürünlere göre enerji ve proteini daha etkin kullanan tek hayvan türüdür. Tavuklar ve hindiler tarafindan tüketilen tahillar ve bitkısel protein kaynakları insanlar tarafindan doğrudan besin maddesi olarak kullanılabilmektedir. Bu yüzden tahıl üretim kaynakları yeterli olmayan ülkeler için tavşan eti üretimi önemli bir alternatiftir.

Asıl gelir kaynağı et olmakla birlikte tavşanların post, yün ve gübre verimleri de önem arz etmektedir. Kaliteli derilerden konfeksiyon ve oyuncak sanayinde yararlanılmaktadır. Yününden elde edilen kaliteli ve sağlıklı giyecekler diğer tekstil ürünlerine göre oldukça yüksek fiyatla satılmaktadır. Tavşan yetiştinciliğinin ekonomik önemi özetlenirse;

1. Tavşan yetiştiriciliği küçük aile işletmelerinin iş gücünü değerlendirme ve bunlara ekonomik katkı sağlama açısından düşük girdi ile gerçekleştirilebilecek uğraş dalıdır.
2. Tavşan evcil hayvanlar içerisinde döl verimnin yüksekliği ıle ön plana çıkmıştır. Bu nedenle et üretimi, deri ve yün üretiminde önemli bir kaynaktır. Bu özelliği yanında bır batında birden fazla döl elde edilebilmesi, generasyonlar arası süresinin kısalığı gibi avantajlan nedeniyle hayvan ıslahı çalışmalarında model hayvan durumundadır.
3. Tavşanın yan ürün olarak değerlendirilen gübresi bitki besin maddelerince oldukça zengindir. Bir tavşan yılda 50 kg kadar gübre vermektedir.
4. Tavşan iyi bir laboratuar hayvanıdır. Biyolojik denemelerde tavşanlardan oldukça fazla yararlanılmaktadır.

1.2. Tavşanın Evcilleştirilmesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sığır, koyun, domuz ve tavuk gibi çiftlik hayvanları ilk çağlarda evcilleştirilmişlerdir. Tavşanın evcılleştırılmesı ise son bin yıllık dönemden eski değıldir. Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'nın bilinen yabani tavşanı Orciolagus cııniculus'a MÖ. 1000 yıllannda Ispanya kıyılarında rastlanmıştır. Romalılar dönemde tavşan oyun hayvanı olarak tanınmış, bu dönemde henüz evcilleştirilmemiş, M.O. 1 6-27 yılları arasında taş duvarlarda ve parklarda bulunan resimlerden tavşanın yabani olarak avlanmada kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır. Daha sonralan değişik ülkelerde tavşanın av hayvanı ve değişik ınançlara kaynak olarak tanındığına ait deliller bulunmaktadır. 16. yüzyıldan itibaren değişik ırklan tanınmaya başlanmış ve kayıtlı ırkların kontrolü gerçekleştirilmiştir. Onaltıncı yüzyılda Fransa, Italya, Finlandiya ve İngiltere'de yetıştiricilik yayılmaya başlanmıştır. 1595'te tarımsal uğraş içerisinde Gri-Kahverengi (yabani), Beyaz, Siyah, Damalı (Siyah-Beyaz) ve Kül.-Grisi tavşanlar tanınmıştır. 1906'da Oliver ve Serres tavşanları yabani, yarı yabani ve evcil tavşanlar olmak üzere üç grupta sınıflandırmışlardır. Evcil tavşanlar bu dönemde duvarla çevrilmiş alanlarda veya parmaklıklar arasında yetıştınlmış ve evcilleştirilmişlerdir.

19. yüzyılın başlarında tavşan yetiştiriciliği Batı Avrupa'da yayılmaya başlamıştır. Bu dönemde, Avrupanın koloniler yoluyla genişlemesi döneminde değişik ülkelere tavşanın dağılmaya başladığı görülmüştür. Bu ülkelerden en önemlileri Yeni Zelanda ve Avustralya'dır.

Avrupada yetiştinciler et ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla iri cüsseli, iyi gelişen fakat fazla döl vermeyen tavşanlan yetiştirmeyi tercih etmişlerdir. Tavşanlar, tavukların barındırıldığı yan açık kümeslerde barındırılmışlardır. Üremeleri ekstansif bır yapı göstermiş, yılda 2-3 doğum yeterli görülmüştür.

Günümüze kadar tavşanın kürk ve yün verimleri ortaya çıkmış, bunlardan ekonomik düzeyde gelir elde edilebileceği belirlenmiştir Bu amaçla özellikle Fransada Şamapanya irkı, diğer bazı ülkelerde ise Reks ırkı kürk verimi yönünde tanınmış ırklar arasında yer almıştır. 19. yüzyılın sonlarıyla 20 yüzyılın başlangıcında yapılan seleksiyon çalışmaları, hayvanların uygun çevre faktörlennde yetıştınlmelen, ırkların çoğaltılması ve mutasyonlar sayesinde tavşanlarda döl veriminde artışlar sağlanmıştır. Üreticiler yetiştirme derneklerini oluşturmuşlar, yetiştirme tekniklerinde ilerlemeler sağlanmış ve barınak içi hijyen şartları düzeltilmiştir.

Yetiştircilikte uygulanan standartlar, herbir ergin tavşanın erkek-dişi ayrı bölmede yetiştirilmesi şeklinde değiştirilmiş, kanibalizm ortadan kaldırılmıştır. Besi amaçlı genç tavşanlar birlikte yetiştirilebilmiş, bu durumda erkeklerin kastre edilmeleri daha iyı sonuçlar vermiştir. Önceki yüzyılda olduğu gibi besleme aynı şekilde yeşil otlar ve dane yemlere bağlı olarak devam etmiş, besleme ile ilgili temel kriterler ortaya konulmaya başlanmıştır. Ikinci dünya savaşı boyunca Avrupa'dan Japonya'ya kadar olan bölgelerde ortaya çıkan et yetersizliği döneminde tavşan üretimi ekstansif koşullarda devam etmiştir.

1950'lerde, Kuzey Avrupa ülkelerinde ve Japonya'da diğer etlerin daha uygun olduğunun kabul edilmeye başlanmasıyla tavşan eti üretiminde ani bir düşüş görülmüş, özellikle bu dönemde Güney Yarımküreden getirilen dondurulmuş sığır eti, üretimin düşmesinde en büyük etken olmuştur. Fakat insanları tavşan etini tanıyan Latin Avrupa ülkelerinde özellikle de Fransa'da tavşan üretimi bu dönemde de yaygınlığını sürdürmüştür. 1950'lerin sonlarında Yeni Zellanda tavşanları ABD'den getirilerek çok katlı tel kafeslerde ve besin maddelerince dengelenmiş pelet yemlerle Fransa ve İtalya'da yoğun bır miktarda üretilmeye başlanmıştır.

Aynı dönemde, o güne kadar bilinmeyen ve üretim teknikİenyle ortaya çıkan bazı hastalıklar (enteritıs, solunum rahatsızlıkları) yayılmıştır.

Bu yeni teknikler, Kuzey Italya ve Fransa'ya göre daha uygun iklimsel özelliklede sahip olan Kaliforniya'da daha kolay uygulanmış, burada üretimde karşılaşılan hataların düzeltilmesıyle yeni üretim teknikleri hızlı bir yayılma imkanı bulmuştur. Özellikle açık barınakların kapalı olarak inşa edilmeye başlanması en önemli ilerlemelerdendir. Kafeslerin temizlenmesi ve yeşil yemlerin kafeste kuruması ile ilgili sorunların çözümü zaman almıştır. Birçok üretici kendi üretim birimlerinde değişik sistemleri deneme uygulamalarına girmışlerdir. 1960'ların sonları ile 1970'lerin başlarında yapılan çalışmalarla sütten kesim yaşı 8 haftadan 4 haftaya kadar düşürülmüştür. Doğumdan sonraki çiftleştirmeler sütten kesim öncesi çiftleştirmelerle değiştirilmıştir.

Aynı dönemde Yeni Zellanda ırkı ile bu ırkın birçok özellikler bakımından benzeri olan Kaliforniya tavşanları yayılmıştır. Geleneksel üretimde kullanılan Avrupa tavşan ırklarında (Burgundy Fawn, Şaınpanya, İri Flemish, Beyaz Termonde, İn Alman ve Ispanyol, İri $inşilla) azalma görülmüştür. Bunda en büyük etken, bu ırkların ergin olarak kafeslerde barındınlamayacak kadar iri cüsseli olmaları ve Beyaz Yeni Zellanda ve Kaliforniya ırkları gibi kafeste yetiştiriciliğe adapte olamamalarıdır.

Fransız ve Italyan üreticiler ilk olarak Beyaz Yeni Zellanda ve Kaliforniya tavşanlarının İngiltere'den ithal etmeye çalışmışlardır. Fransa'da, bu iki ırkın kombinasyonu ile geliştirilmiş özel verim yeteneğine sahip hibrit soylan üretilmiştir. 197O'lerin sonlarında, bu hıbrit ebeveyn soyları melezlenmek suretiyle Fransa'dan Italya, Ispanya, Belçika ve Almanya'ya kadar ticari üreticilerin üretim materyalleri içerisinde birinci derecede yer almıştır. Macaristan ve İngiltere'de de hibrit ebeveyn soylarının üretiminde ana kaynağı bu iki ırk oluşturmuştur.

Geleneksel üretimde kullanılan değişik renklerdeki tavşanların yerini beyaz tavşanlar almıştır. Bu durum pazarlamada yün rengi bakımından önemli olmuştur. 1970'lerden itibaren kürkçüler kolay boyanması nedeniyle beyaz rengi tercih etmişlerdir. Aynı durum bugün de geçerli olup beyaz kürk rengi en yaygın olanıdır. Aynı dönemde. üretim tekniklerindeki ilerlemeler ile tavşan kürküne talebin düştüğu Avrupa'da, tavşanların kesim yaşları düşürülmüştür. Ancak tavşanlar genç yaşta kesildikleri için derileri zayıf olmuş, kıl dökülmesi de fazla olduğu için kürk kalitesi bozulmuştur.

Ekonomik tavşan üretimi yapanlar Avrupa'da bugün mekanik veya kontrollü havalandırma uyguladıkları tavşan barınaklarında 200-1.000 tavşanla üretim yapmaktadırlar. Dişi ebeveynler günde 15-16 saat aydınlatılan barınaklarda tutulmakta ve yılın bütün dönemlerinde üretim devam ettirilmektedir. Hayvanlar 1-4 katlı kafeslerde büyütülmektedirler. Erkek ve dişi ebeveynler ayrı kafeslerde tutulmaktadırlar Kesime gidecek genç hayvanlar Fransa ve İspanya'da aynı kafes gözünde 5-10, Italya'da ise 3-4 hayvan olacak şekilde barmdınlmaktadır. Kesime gidecek genç erkekler erginlik yaşmdan önce satıldıkları veya kesildikleri ıçin kastre edilmezler. Bütün hayvanlar besin maddelerince dengelenmiş ve pelet haline getirilmiş yemlerle beslenirler. İçme suları her bir kafese otomatik dağıtılmaktadır. Aynı dönemde barındırma sistemleri ve yetiştirme tekniklerinde de büyük ilerlemeler sağlanmış ve bu konuda üreticilere yatırımda destek olan teknik organizasyonlar kurulmaya başlanmıştır.

Doğu ve Batı Avrupa ülkelerinin birçoğunda, (Polonya, Macaristan, Fransa, Belçika, İtalya) bu yüzyılın ilk 40 ve 50 yılında geleneksel üretim şekli daha fazla olup, hala ulusal tüketimlerinin önemli bır kısmı bu şekildekı üretimle karşilanmaktadır. Bu üretim şekli Macaristan'da toplam üretimin %90'ını, Fransa'da %40'ını oluşturmaktadır. Bu üretim birimleri 2 ile 12 dişi tavşandan ibaret olan küçük birimlerdir.

1.3. Dünya ve Türkiye'de Tavşan Üretimi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

1.3.1. Dünyada Tavşan Üretimi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Genelde Avrupa'da ve bir çok ülkede ulusal istatistikler tavşan eti üretimini kapsamamaktadır. Fakat FAO'nun yaptiğı değerlendirmelere göre Dünya genelinde 1-1.5 milyon tonun üzerinde tavşan eti tüketildiği bundan da kişi başına ortalama 200-300 g. tavşan eti tüketiminin olduğu ortaya çıkmaktadır. Fakat hesaplanan değerler teorik olup birçok ülkede tavşan eti tüketilmezken, bazı ülkelerde örneğin Fransa' nın kırsal kesiminde kişi başına 10 kg civarında tavşan eti tüketilmektedir. Avrupa, Dünya tavşan üretiminin merkezi durumundadır. Dünya'da başlıca üretici ülkeler içerisinde Bağımsız Devletler Topluluğu (özellikle Rusya ve Ukrayna), Fransa, Italya ve İspanya, diğer bütün ülkelerdeki üretimle karşılaştırılacak bir üretim düzeyine sahiptirler.

Geçen dönemden bu yana çoğu ülkelerde bu üretim değerlerinde ve damızlık kapasitelerin de değişme olmamakla da birlikte, bazı ülkelerde değişmeler olmuştur. Yeni yapılan tahminlere ve araştırmalara göre yılda Mısır 38.000 ton, Yunanistan 9.000 ton, Macaristan 12.000 ton ve Lübnan 150 tonluk üretimleri ile en önemli değişiklik gösteren ülkeler olmuştur. Italya, Fransa, Ukrayna, Çin, İspanya ve Rusya gibi ülkeler yılda 100.000 tondan daha fazla tavşan eti üretmekte olup bu ülkelerin Dünya tavşan eti üretiminde %58'lık bir payları bulunmaktadır. Yılda 20.000 tondan daha fazla et üretim düzeyine sahip olan ülkeler yukarıdakilere ilave olarak Endonezya, Nijerya, Mısır, A.B.D., Almanya, Beyaz Rusya, Belçika, Polonya, Fas, Portekiz ve Çek Cumhunyeti olup tüm bu ülkeler Dünya tavşan eti üretiminin %80'ını karşılamaktadır.

Genel olarak Batı Avrupa Dünya'da en fazla tavşan eti üreten (%43) bölge olup bunu Doğu Avrupa (%24) ve Uzak Doğu Asya (%14) izler. Kuzey ve Güney Afrika Dünya tavşan üretiminde %5 ve %10 'luk bir paya sahiptirler. Aynı trendler dişi damızlık sayısı bakımından da görülmektedir. Üretimin yoğun yapıldığı 7 ülke üçer milyondan fazla dişi damızlık bulundurmakta olup (İtalya, Çin, Ukrayna, Rusya, Fransa, Ispanya, Mısır) Dünya'daki dişi tavşan populasyonunun °/o52'sini oluştururlar. Birer milyondan fazla dişi damızlık bulunduran ülkeler bunlara ilave olarak Endonezya, A.B.D., Nijerya, Filipinler, Almanya, Beyaz Rusya, Cezayir, Tayland ve Meksika olup; bunların yukarıdaki ülkelerle birlikte populasyonu oluşturma oranları %75'tir. Genel olarak geçmişten bugüne tavşan populasyonundaki değişme eski Sovyet Cumhuriyetlerinden Ukrayna, Rusya ve Beyaz Rusya ile bazı gelişmekte olan ülkelerde (Çin, Mısır, Endonezya, Nijerya, Filipinler, Cezayir, Tayland ve Meksika) görülmektedir. Zaman içerisinde her bölgedeki dişi damızlık potansiyelindeki değişiklikler tavşan eti üretimindeki değişimlerden daha az olmuştur. Bu düzeyler Batı Avrupa için %30, Doğu Avrupa için %21 ve Uzak Doğu Asya için %21 'dir. Aynı şekilde Kuzey Afrika %9'luk dişi damızlık kapasitesine sahip iken, tavşan eti üretimi sadece %5 dolayındadır. Bu durum Batı Avrupa'da döl veriminin diğer ülkelere göre çok yüksek (36 kg tavşan eti/yıl/dişi başına) olmasından kaynaklanmaktadır. Aynı değerler Doğu Avrupa' da 27.5 kg, Uzak Doğu Asya' da 17.5 kg ve Kuzey Amerika'da 14 kg'dır. Tablo 1'de geçmiş yıllarda bazı ülkelerdeki kişi başına tavşan eti üretim durumları görülmektedir.

Tablo 1.1. Bazı Ülkelerde Kişi Başına Tavşan Eti Üretimi (kg karkas)

Ülkeler Üretim (kg karkas) Ülkeler Üretim (kg karkas)
Malta 4.30 İngiltere 0.27
Macaristan 4 Mısır 0.22
Fransa 3.60 Gana 0.20
İspanya 3.60 Peru 0.13
İtalya 2.80 Cezayir 0.12
Portekiz 2 Kolombiya 0.12
Bağımsız Dev. Top. 0.96 A.B.D 0.07
Kıbrıs 0.89 Meksika 0.06
Polonya 0.76 Güney Afrika 0.04
Almanya 0.33    

1.3.1.1. Avrupa
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bağımsız Devletler Topluluğu'nda üretimin küçük yetiştirme birimlerince yapılması ve tüketim kayıtlarının yetersizliği nedeniyle istatistiki bilgilerin değerlendirilmesi zor olmaktadır. Ancak son 20 yıl içerisinde tavşan eti tüketiminde artış olduğu belirlenmiştir. Bu artış yaklaşık olarak 20.000 tondan 200.000-220.000 tona yükselme şeklinde gerçekleşmiştir. Bu ülkelerde ortaya çıkan tüketim artışında Batı Avrupa tipi üretim şeklinin uygulanmaya başlaması etkili olmuştur. Fransa'daki durum bazı dönemlerde farklılık göstermektedir. 1965- 1972 yılları arasında yıllık tavşan eti üretimi 270.000 tonla sınırlanmıştır. Sonra beklenmedik hızlı bir düşüş ortaya çıkarak bugün 150,000-180.000 ton civarında gerçekleşmektedır. Bu durum küçük tavşan üreticilerinin sayısındaki hızlı düşüşten kaynaklanmıştır. Aynı dönemde talep edilen tavşan eti ihtiyacının karşılanması amacıyla 50-500 dişi tavşandan oluşan birçok yeni üretim birimi ortaya çıkmıştır. Bu üretim birimleri sadace sayılarını artırmakla kalmamış, aynı zamanda pazarda 1960-1965 yılları arasındaki 110.000-120.000 tonluk tavşan eti paylarını 130.000-140,000 tona yükseltmeyi başarmışlardır.

İspanya'da 1960'larda geleneksel üretim sistemi çok yaygın değildir. Ekonomik tavşan üretim birimleri tavşan etinde görülen pazar istekleri ve tüketim artışina paralel olarak 1970'lerden sonra gerçekleşmiştır. Bugünkü üretim potansiyeli ise 120.000 tondur. Üretim modelleri doğrudan Fransa'da oluşturulan sistemlerin kullanılması şeklinde gerçekleşmektedır.

Italya başlangıçta bu iki ülke arasında yer almakta iken bugün üretim miktarı açısından Fransa ve İspanya'yı geçerek Avrupa'da en fazla tavşan eti üretilen ülke konumuna ulaşmıştır.

Bu ülkede başlangıçta ihtiyaç duyulan tavşan etimn çok azı üretilmekte, genelde ithal et tüketilmekte iken son yıllarda 500-1000 anaç sürüden oluşan tavşancılık ışletmeleri kurutmaya başlanmış; üretim düzeyinde ve damızlık materyal sayısında önemli artışlar gerçekleştirilmiştir.

Diğer Batı Avrupa ülkelerinde tavşan üretimi ve tavşan eti tüketimi düşük seviyededir. Bununla birlikte, Almanya'da tüketim bakımından yıldan yıla bir artış gözlenmekte, tüketimin arttığı bölgelerde üreticiler teşvik edilmektedir. Almanya'da genelde üreticilerin çoğu tavşanı zevk için yetıştirmekte, çok az kayıt tutulmakta ve et üretim amacı pek önemsenmemektedir İsveç ve Norveç'in de üretim ve tüketimleri düşük seviyededir. Danimarka'da hala tavşan üretimi geleneksel sistemlerle yapılmakta olup elde edilen ürünlerin büyük kısmı Almanya'ya ihraç edilmekte iken son yıllarda diğer Avrupa ülkeleri bu payı almaya başlamıştır.

Doğu Avrupa ulkelen arasında, Macaristan en büyük üretici ülkelerdendir. Bu ülkede ganelde tarımsal üretim ağırlıklı olup, aile tipi tavşancılık işletmeleri teşvik edilmektedır. Aynı zamanda 10.000-15.000 ebeveyn kapasiteli büyük işletmeler de görülmektedir. Her iki üretim sisteminden elde edilerek kesim yaşına erişen hayvanların büyük çoğunluğu Italya'ya satılmaktaır. 1970'lerin başlarında satılan tavşanlar canlı olarak gönderilmekte, bunlar Milano yakınlarında kesilmekte idi. Son zamanlarda ise Macaristan'dan satışı yapılan tavşanların büyük çoğunluğunu kesilmiş karkaslar oluşturmaktadır.

Polonya'da küçük kapasiteli tavşan üreticileri (5-20 dişi ile üretim) hala üretimde önemli yer işgal ederler. Yetiştirilen tavşanlarda et kadar kaliteli kürk üretimi de esas alınmaktadır. Bu nedenle tavşanlarda deri kalitesinin en yüksek olduğu 4-6 aylık yaşlarda kesim yapilmaktadır. Hayvanların bır kısmı ülke içerisinde tüketilmekte, büyük çoğunluğu dondurulmuş ağır karkaslar olarak ihraç edilmektedir. Son yıllarda 5.000 ebeveyn tavşandan oluşan çiftlıklerin kurulduğu Romanya'da Fransız teknikleri kullanılarak yetiştiricilik yapılmaktadır.

Amerika: A.B.D'de tavşan üretimi genelde Pasifik eyaletlennde yoğunlaşmıştır. Tavşanlar genellikle 1.8 kg canlı ağırlığında iken kızartmalık olarak tüketilirler. Doğu kıyılarında tavşan evde hobi amaçlı beslenen bir hayvan şeklindedir. Kanada'da tavşan üretıını devlet tarafindan sübvansıyon verilen Quebec bölgesinde yoğunlaşmıştır. Burada üretilen tavşan karkasları ABD'den bir miktar daha ağırdır.

Meksika'da kırsal alanda küçük üretim birimleri bulunmakla, yıllık toplam tavşan üretimi olan 7000 ton civarında et bu tüketimden gelmektedir. Kurulan bazı ticari işletmeler ıse küçük yapılıdırlar (20-100 dişi) ve genelde dengeli yemleme yapılmaktadır. Bu gelişmiş üretim şeklinde hayvanlar ve yemleme teknilden ile yemler Fransa'dan sağlanmaktadır. Bu işletmelerde üretim seviyesi oldukça iyidir ve yılda dişi başına 30-40 genç tavşan üretilebilmekte, bunlar 80 günlük besleme perıyodu sonunda 2.2-2.4 kg. canlı ağırlık kazanabilmektedırler.

Güney Amerikada en büyük üretim Brezilya ve Uruguayda gerçekleşmektedir. Her iki ülkede ticari üretim birimleri oldukça fazladır. Hayvanlar entansif üretim şekli ile yetiştirilmekte ve bölgesel yem fabrikalarında üretilen dengeli yemlerle beslenmektedirler.

1.3.1.2. Asya
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tavşancılık Kore ve Japonya dışındaki Asya ülkelerinde gelişmenmiştir. Çin Asya ülkeleri içerisinde ilk sırayı almaktadır. Ancak istatistiki veriler resmi kaynaklara dayanmadığı için üretim ve tüketim durumu hakkında gerçek yaklaşımlarda bulunmak zordur. Bununla birlikte Çin Avrupaya fazla miktarda tavşan eti satmaktadır. Bu ülkede yaklaşık 20 milyon Ankara tavşanı üretilmektedir Bunlar genellikle ikinci veya üçüncü kırkımlarından sonra kesilmektedirler. Üretimde amaç karışık olup yün ve et kombine değerlendirilmektedir. Et üretimine ek olarak üretimde geri dönüşün %55-70'i yünden sağlanmaktadır. Hayvanlar otlar, dane yemler ve talul artıkları ile beslenmektedirler. Uretim üniteleri bütün Çin'de yayilmamış, belirli bölgelerde yoğunlaşmıştır. Bu durum gerek girdilerin temini, gerek üretim sistemlerinin uygulanması ve pazarlamada geleneksel üretim biçimine göre önemli avantajlar sağlamaktadır.

1.3.1.3. Afrika
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Afrika'da üretim bakımından önemli iki ülke içerisinde Mısır ve Gana gelmektedir. Bu ülkeler yılda 7000-8.000 tonluk tavşan eti üretimine sahiptirler. Bunların dışında Cezayir ve Sudan yılda 1.000-2.000 tonluk bir üretim kapasitesine sahip iken Cezayir'de son dönemlerde üretim 10.000-15.000 ton kapasitesine kadar yükselmiştir. Çok az ticari işletme dışında bu ülkelerde tavşan üretimi aile işletmeleri şeklindeki küçük kapasitelerde yapılmaktadır. Ulusal tavşan üretme projesı uygulamalarının başlatıldığı Gana'da tavşan üretim birimleri genelde 3-6 ebeveynden oluşmaktadır.

Üretım şekilleri ve yapısı açısından tavşancılık ele alındığında geleneksel olarak küçük ışietmelerde uygulanan, orta kapasiteli ve büyük ticari işletmeler şeklinde üç değişik sistem görülmektedir Geleneksel üretim şekli Orta Amerika'da (kapasitenin %70'I). Kuzey Afrika'da (%65'I), Güney Sahra Aftikasında (%58), Doğu Avrupa'da (%56) ve Orta Asya'da (%48) önemli bir yer ışgal etmektedir. Bu bölgelerde belirtilen üretim sistemi ile sağlanan tavşan eti miktarı Dünya üretiminin %44'ı kadardır.

Et üretiminin en önemli kısmının orta kapasiteli işletmelerden sağlandığı Kuzey Amerika'da tavşan yetiştiriciliği özellikle hobi amaçlı gerçekleştirilmekte; Uzak Doğu Asya'da Çin ihracatçı bir ülke olarak benzer özellik taşımakta, Güney Amerika'da ise tüketim özellikle bazı etnik topluluklarda gerçekleşmektedir. Dünya genelinde tavşan etinin %33'ü orta kapasiteli işletmelerden sağlanmaktadır.

Ticari tavşancılık işletmeleri Batı Avrupa'da yoğunlaşmış olup başlı başına bir iş kolu halinde yürütülmektedir. Okyanusya'da da benzer bır yapı oluşmuş ve Avrupa tipi tavşancılık sürdürülmektedir Ulusal ekonomilere katkı açısından konu ele alındığında gelişmekte olan ülkelerdeki katkı Avrupa ülkelerine göre oldukça düşük düzeydedir. Geleneksel üretim, halen tavşan eti üretiminin %40'ını karşılarken; damızlık kapasitesinin %58'ını sağlamaktadır. Özet olarak gelişmekte olan ülkeler açısından geleneksel üretim şekli tavşan eti üretiminde önemini korumaya devam etmektedir.

1.3.2. Türkiye'de Tavşancılığın Durumunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Türkiye'de tavşan uzun yıllar av hayvanı olarak tanınmıştır. ilk tavşancılık çahşmalan 1963 yılında A.B D. den ithal edilen Beyaz Yeni Zellanda ve Kaliforniya tavşanlarının Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde üretime alınmasıyla başlamıştır. Bu kurumda üretilen tavşanlar Tarım Bakanlığına bağlı çeşitli kuruluşlara gönderilerek bu kuruluşlarda da damızlık sürülerin oluşturulması sağlanmıştır. 1970 yılına kadar söz konusu kuruluşlar bulundukları bölgelerde tavşan üretimini tanıtıcı çalışmalarda bulunmuşlardır. 1970'li yılların başında T.C Ziraat Bankası tarafindan tavşan yetiştiricilerine kredi verilmesi ve çeşitli basın-yayın organları ile yapılan çalışmalar sonucu özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde tavşan yetiştiriciliği yaygınlaşmıştır. Hatta bu dönemde konu ile ilgili olarak ulusal düzeyde bir sempozyum düzenlenerek üreticilerin sorunları bilimsel düzeyde ele alınmıştır. Bu dönemde Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünce tavşancılık konusunda çeşitli kurs ve seminerler de düzenlenmiştir. Ancak yeterli bir organizasyonun sağlanmaması , teknik bilgi yetersizliği, büyütme döneminde ortaya çıkan ölümler nedeniyle üreticinin yetıştiriciliğe uzak kalması, çeşitli girdilerin teminindeki güçlükler ve en önemlisi pazarlama sorunlarının çözülenememesi nedeniyle bu tarihten sonra ortaya çıkan kapasite gelişme kaydedememiştir. Ayrıca yetiştiricinin örgütlenememiş olması dış pazarlara açılmayı da engellemiştir. Her ne kadar bu dönemde Batı Anadolu Tavşan Üretici Birlikleri kurulmuşsa da bu dernekler kısa zamanda işlevlerini kaybetmişlerdir.

Türkiye'de Devlet istatistik Enstitüsünün tavşan üretimi ıle ilgili istatistiki değerlendirmeleri bulunmadığından kamu kuruluşları dışında üretilen tavşan miktarını belirlemek mümkün olmamaktadır. Ancak miktarı kesin olarak bilinmemekle birlikte Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde geleneksel üretim sistemlerini uygulayan birçok aile işletmesinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca yukarıda belirtilen kamu kuruluşları dışında Üniversitelerin ilgili fakültelerinde ve diğer araştırma enstitülerinde gerek araştırma, gerekse üretim amaçlı küçük populasyonlarla üretim yapılmaktadır. Kanatlı hayvan yetiştirme tekniklerınde oldukça önemli ilerlemeler kaydetmış olan ülkemiz yetiştiricileri, tavşan yetiştiriciliğine talep olduğu taktirde kısa sürede adapte olabileceklerdir. Ayrıca bazı bölgelerimizde geçmiş yıllarda yaşanan tecrübeler nedeniyle üretim tekrar canlandırılabilir.

1.3.2.1. Üretim Modelleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

1.3.2.1.1. Geleneksel üretım yapan aile işletmeleri şeklinde tavşan üretimi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Özelliklede kırsal kesimde, orman içi köylerde ve tarımsal uğraşı içerisinde yer alan işletmelerde 2-10 dişi damızlığa dayalı olarak tavşan yetiştiriciliği. Bu işletmelerde üretim ekstansıf ve yan entansif karakterli, üreme düzeyi orta kapasitede (yılda dişi başına 25-30 yavru) olmalıdır. Aileye et üretiminde, kısmende ticari düzeyde katkı sağlayacak şekilde üretim gerçekleştirilebilir. Bu işletmelerin damizlık ihtiyaçları şu andaki kamu kuruluşlarının kapasitesi arttırılarak sağlanabilir.

1.3.2.1.2. Orta Kapasiteleri Entansif ve Yarı Entansıf İşletmeler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

50-200 damızlık dişi kapasitesine sahip olacak bu işletmelerin daha ziyade büyük tüketim merkezleri çevrelerinde oluşturulması sağlanmalıdır. Bu işletmeler ıçin altyapı oluşumu da bulunmaktadır. Zira önceki yıllarda kurulmuş olup, bugün ekonomik olmadığı için çalışmayan, çoğu kapanan 500-2.000 kapasiteli tavukçuluk ışletmelerıne ait bina ve alet ekipmandan bu hayvansal üretime dönüşte yararlanılabilir. Ayrıca bu işletmeler KÖYTÜR benzeri organizasyonlarla tavukçulukta olduğu gibi desteklenebilir. Hayvanın yapısı nedeniyle bu üretim dalında diğer hayvancılık kollarına göre daha hızlı gelişme olacağı düşünülmektedir.

1.3.2.1.3. Büyük Kapasiteli Entansif İşletmeler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Damızlık ve üretim görevini üstlenecek işletmelerin, özellikle de ıkinci grup işletmelerin oluşmasıyla kendiliğinden daha büyük entansif karakterli entegre işletmeler devreye girecektir. Bunlar 200-1.000 dişi damızlıktan fazla tavşan barındıran işletme tipleridir.

Gelecekte üretimde devletin görevi düşünülmemekle birlikte belirli ırklarda seleksiyon ve melezleme çalışmaları ile, besleme ve yetiştirme teknikleri konularında araştırmalar yapan, ek olarak ta 1. ve 2. tip işletmelere damızlık temin eden değişik bölgelerde yer alacak araştırma merkezleri kurulmalıdır.

Ortaya çıkan üretımden, yurt içi tüketimin arttırılması yönünde çalışmalar yapılmalı, broilerde olduğu gibi tavşan etinin tüketim şekilleri geliştirilmelidir. Görünüm olarak tavşan kar-kaslarının diğer eti yenmeyen hayvanlardan ayırıcı özellikleri ile pazarlanması ile geniş halk kitlelerince kabulü sağlanabilir. Dengeli bir üretim gerçekleştirilebilirse Dünya ticaretine özellikle de Avrupa Birliği pazarına girme imkanı da bulunmaktadır. Tavşan eti dışında ek ürün olarak elde edilecek derinin işleme birimleri teşvik edilmelidir. Ozellikle son yıllarda oyuncak sanayinde tavşan derilerinin kullanımı gittikçe artmaktadır.

1.4. Tavşan Ürünlerinin Pazarlanması
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

1.4.1. Tavşan Eti
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Batı Avrupa'da yer alan hemen hemen bütün ülkeler her yıl düzenli olarak tavşan eti satın alırlar ve bunların aldıkları et miktarında yıldan yıla artma eğilimi vardır. En büyük üretici durumunda olan Bağımsız Devletler Topluluğu tavşan eti dış alım ve satımı yapmamaktadır. İki büyük ithalatçı ülke Italya (16.000 ton) ve Fransa'yı (14.000 ton) İngiltere ve Almanya (4.000-5 000 ton) izlemektedir. Danimarka ve İrlanda genelde tavşan eti satın alımı yapmamaktadırlar. Avrupa'da Avrupa Birliği ülkeleri dışında İsviçre 2.000 tonluk ve Avusturya 400 tonluk bir ithalata sahiptirler. Doğu Avrupa ülkeleri sürekli tavşan eti ithali yapmamaktadırlar. 1972' den 1980'e Avrupa Birliği ülkelerinin ithalatı 24.000 tondan 52.000 tona yükselmiş olup bunun oransal artışı %117 dır. Bunun Avrupa Birliği ülkeleri içerisindeki paylaşımı 5.000-7.000 ton kadardır. Fransa, Hollanda ve son zamanlarda İngiltere bu ticarette yer almış olup genelde İngiltere reeksport amacıyla küçük parçalar halinde bir pazar payına sahiptir. Bu dönemde, Çin Avrupa Birliği ülkelerine fazla miktarda tavşan eti satışı gerçekleştirmiş, diğer kısmi ise Doğu Avrupa ülkelerinden, özellikle Macaristan ve Polonya gibi ülkelerden sağlanmıştır. 1980 yılında Avrupa Birlıği ülkelerinin toplam ithalatının %48'i Çinden, ve %35'i Doğu Avrupa Ülkelerinden (Macaristan %24) gerçekleştirilmiştir. Kabaca Avrupa Birliği ülkelennın toplam tavşan eti tüketiminin yaklaşık %12 si ithalat yoluyla karşılanmakta olup toplam tüketim 420,000 ton civarındadır. Avrupa ve Çin arasındaki tavşan eti ticareti hariç tutulursa diğer ülkeler arasındaki ticaret çok düşük seviyededir. Bazı Çinli ihracatçılar Japonya, A.B D ve Kanada gibi ülkelere çok cüzi miktarlarda tavşan eti ihraç etmektedirler. Afrika ülkeleri bazı yıllarda 30-40 tonluk tavşan eti ithalat kapasitesine sahip olup genelde kaynak olarak Avrupa (Fransa ve Italya) devreye girmektedır. 1980'de Ürdün 1000 ton tavşan eti ithali gerçekleştirmiştir. Başlıca ihracatçı ülke olan Çin'den başka küçük miktarda ihracat kapasitesine sahip olan Uruguay (40 ton) tavşan etini Avrupa dışına pazarlamaktadır.

Genel bır değerlendirme yapılırsa; bugün Dünya'da tavşan eti tüketiminin en yaygın olduğu ülkeler Latin Avrupa ülkeleri ile bunlara komşu olan ülkelerdir. Malta, Italya, Ispanya ve Kıbns en fazla kişi başına tavşan eti tüketen ülkeler içerisindedir. Dünya'da en fazla tüketime sahip 10 ülke içerisinde Fransa, Belçika, Lüksemburg ve Portekiz bu Avrupa ülkeleri içerisindedir. Doğu Avrupa ülkelerinden Ukrayna, Beyaz Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Slovak Cumhuriyeti ile bazı Afrika ve Amerikan adaları Latin Avrupa ülkelerinin etkisiyle tüketim düzeyi yüksek bölgelerdendir (Martinik, gedeloup, Reunion, Sao Tome, Principe, Cape Verde). Tavşan etinin yoğun olarak tüketildiği üç bölgede global olarak yılda kişi başına Batı Avrupa'da 2 kg, Doğu Avrupa'da 1 kg ve Kuzey Afrika'da 0.5 kg et tüketimi sözkonusudur. Dünya ortalaması ise 0.3 kg kadardır.

Tavşan eti ihracati geçmiş yıllarda olduğu gibi genel olarak Çin, Macaristan ve Belçika gibi üç ülke tarafindan gerçekleştirilmektedir. Polonya, Fransa, Hollanda, Danimarka, Çek Cumhuriyeti ve ABD. ikinci derecede tavşan eti dış satımı gerçekleştiren ülkelerdendir. Tavşan eti ithalatı ise 5 ülkede en yüksek seviyede olup bunlar, İtalya, Belçika, Fransa, İngiltere ve Almanya gibi Batı Avrupa ülkelendir. Bunları ikinci sırada Hollanda, Ispanya, İsviçre, ABD., Kanada ve Japonya izlemektedir.

Belçika, Fransa ve Hollanda hem ihracatları hemde ithalatları ile ilk sıralarda yer almaktadır. Fransa' nın 1995 yılı ihracat-ithalat miktarı 91 000 ton olarak gerçekleşmiş olup bu değer Dünya tavşan eti üretiminin %5.6' sı kadardır.

1.4.2. Tavşan Derisi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Deri pazarlaması ile ilgili veriler oldukça yetersizdir. Ham deri üretiminde İtalya ve Fransa ilk sırayı almaktadır, fakat reeksport amacıyla deri piyasasında, ülkeler arasında oldukça karmaşık bir durum bulunmaktadır. Fransa ürettiği yaklaşık 70 milyon civarındaki derının %56'sını kullanmaktadır. Bunların yaklaşık %60'ı kötü kaliteli derilerden oluşmakta olup sadece yünlerinin alınması ıle yetinilmekte ve bu kuru deri ağırlığının %12- 20'sını oluşturmaktadır. Diğer önemli deri üreticileri olarak bilinen ülkelerden B.D.T ve Polonya elde ettikleri derileri kendi ülkelerinde kullanmaktadırlar. Avustralya bir deri ihracatçısı ülke olarak genellikle yabani tavşan derilerini pazarlamaktadir. Ham deri ithal eden ülkelerin başında gelişmekte olan ülkelerden Kore ve Filipinler gelmektedir . Bu ülkelerde deri elde işlenmekte ve düşük fiyatla pazarlanmaktadır. Bu deriler muamele edildikten sonra A.B.D, Japonya, Almanya ve İtalya gibi gelişmiş ülkelere ihraç edılmektedır.

1.4.3. Tavşan Yünü
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Ankara tavşanlarından elde edilen ve dünyada Angora yünü olarak ün yapmış olan yünler, tekstil endüstrisinde özel bir yer işgal etmektedir. Dünya'da üretimi düşük olmakla birlikte birim ağırlık için ödenen fiyat oldukça yüksektir. Tavşan yünü normal yağlı yünlere göre 40-50 kat daha yüksek fiyatla satılmaktadır. Dünya üretimi yaklaşık 2.750 tonluk bir kapasite oluşturmuş olup bunun içerisinde Avrupa'nın payı yılda 350-400 tondur. Üretim Çek ve Slovak Cumhuriyetleri (80-120 ton/yıl), Fransa (100 ton/yıl) ve Almanya'da (30 ton/yıl) yoğunlaşmıştır. Düşük miktarlarda da olsa İngiltere, İsviçre, İspanya, Polonya, ve Belçika gibi ülkelerde de üretim vardır. Dünyanın en önemli üretici ülkesi olan Çin'de yılda 1.500-2 000 ton tavşan yünü üretilmektedir. Japonya ise yıllık 50-60 tonluk bir kapasiteye sahiptir. Çok düşük miktarlarda da olsa da Arjantin, Kore ve Hındistanda da üretim yapılmaktadır. Ham tavşan yünü ve bükülmüş iplik ticaretinde oldukça fazla canlılık bulunmaktadır. Başlıca son kullanıcı ülkeler Japonya, A.B.D. ve Almanyadır. Ticarette 4 yıllık dengeli dönemler gözlenmekte, dalgalanmaların ortaya çıktığı yıllarda tavşan yününden yapılmış ürünler moda yoluyla yeniden kabul ettirilmektedir.

1.5. Tavşan Etinin Kalitesi ve Karkas Kompozisyonu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Tavşan karkasları ülkelerde farklı şekillerde satışa sunulmaktadır. Geleneksel olarak İtalya ve Bazı Afrıka ülkelerinde tavşanlar kesilip iç organlan çıkarılmak suretiyle pazarlanmaktadır. Fransada son zamanlara kadar tavşan karkasları karaciğer, kalp ve böbrekler gibi göğüs kafesi içerisindeki organlarla, kürk, baş ve ayaklarını üzerinde bulunduracak şekilde pazarlanmakta idi. Bu durum 198O başında değişmiş ve tavşanlar bütün veya parçalanmış karkaslar halinde pazarlanmaya başlanmıştır.

Kanada'da ve İngiltere'de karkaslar derisi yüzülerek sığır ve koyun karkaslarında olduğu gibi pazarlanmakta, yenilebilir iç organlar, bacaklar ve baş karkas üzerinde bulunmamaktadır. Bu yüzden karkas randımanına ait değerler ülkeden ülkeye çok değişiklikler göstermektedir. Karkas randımanı ve et verimi aynı zamanda ırklar arasında da önemlidir (Tablo 2)

Tablo 1.2. Değişik Tavşan Irkları İle Melezlerinde Karkas Randımanları (10-12 haftalık yaşta).

Tablo 1.2. Değişik Tavşan Irkları İle Melezlerinde Karkas Randımanları (10-12 haftalık yaşta).

Genotipler Canlı Ağırlık (kg) Karkas Randımanı (%) Geri Parti Oranı Yağ (g) Yenilebilir İç Organ (g)
Eski Sistem Baş İle Pişirmeye Hazır
Beyaz termonde (BT) 2.29 65 57.7 1.51/1 75 95
Beyaz Yeni Zelanda 2.49 64.6 57.2 1.54/1 47 87
Kaliforniya 2.13 65.6 58.4 1.54/1 55 73
Mavi Beveren 2.05 61.1 54.7 1.50/1 55 95
BT * NZZ 2.33 62.7 55.9 1.62/1 90 87
Ticari Hibrit 2.81 66 59.4 1.56/1 85 110
C * BB 2.14 62.8 56.1 1.52/1 100 110

Karkas randımanı ile et kalite özelliklerini etkileyen diğer faktörler yaş ve beslemede kullanılan rasyonun yapısıdır. Kesim randımanı yaş ile artmaktadır. Bunda hayvanların daha fazla gelişme düzeyi, daha dengeli yemlerle beslenmeleri ve karkas et veriminin yaşla artması etkili olmaktadır. Rasyon içerisinde çok fazla kaba yem bulunması sindirim kanalının gelişme dönemindeki genç tavşanlarda yeterli sindirimi sağlayamadığı için et veriminde düşme olmaktadır.

Diğer hayvan türlerinin etleri ile karşılaştırıldığı zaman proteinler, bazı vitaminler ve mineral maddeler bakımından tavşan etinin daha zengin olduğu görülmektedir. Ayrıca daha az yağ içeriğine sahiptir. Tavşan etinde bulunan yağların oleik ve stearik asit düzeyleri düşük, doymamış esansiyel yağ asitleri olan linolik ve linoleik asit düzeyleri diğer türlerden yüksektir. Tavşanın vücut kompozisyonu yaş ile değişir (Tablo 3). Ortalama canlı ağırlığın 2.0 kg. ile 4.0 kg arasında olduğu dönemde kas oranı en yüksek seviyededir. Fakat yaşla yağ doku oranı artma eğilimindedir. Bu durum etin yapısı ile ilişkilidir. Yaşın artmasıyla aynı zamanda oleık asit miktarı artmakta ve palmitik asit miktarı azalmaktadır.

Tablo 1.3. Değişik Hayvan Türlerinde Etin Kompozisyonu

Besin Mad. Sığır Sığır Sığır Tavuk Tavşan
Yağsız Yağlı Yağsız Yağlı Yağsız Yağlı
Enerji (kcal) 195 380 210 345 260 330 200 160
Su (g) 66.5 49 66 53 61 54.5 67 70
Ham Pro. (g) 20 15.5 18 15 17 15 19.5 21
Ham Yağ (g) 12 35 14.5 31 21 29.5 12 8
Ham Kül (g) 1 0.7 1.4 1 0.8 0.6 1 1
Ca (g) 12 8 10 10 10 9 10 20
P (g) 195 140 165 130 195 170 240 350
K (g) 350 350 350 350 350 350 300 300
Na (g) 65 65 75 75 70 70 70 40
Fe (g) 3 2.5 1.5 1 2.5 2.2 1.5 1.5
Vit. A (IU) 40 90 40 80 iz iz 200 -
B1 (mg) 0.1 0.05 0.15 0.15 0.85 0.70 0.05 0.10
B6 (mg) 1.5 1.5 0.3 0.3 0.3 0.3 0.45 0.45
Niasin (mg) 15 4 5 4.5 4.5 4 8 13
Ca Pantotenat (mg) 0.45 0.45 0.55 0.55 0.50 0.50 0.90 0.80

Tavşan etinin organoleptık özellikleri diğer türlerdeki gibi yumuşaklık sululuk ve lezzetlilik gibi kriterlerle belirlenir. Tavşan eti ekşimsi bir tada sahip olup birçok özelliği bakımından tavuk etine benzemektedir. Etin yumuşaklılığı hayvanın yaşı ile değişir ve lıflerin fazlalığına bağlı olarak sertlık artabilir. Bu konuda çok az araştırma yapılmış olmasına rağmen, kas doku içerisinde dağılmış halde yağ bulunmasının lezzeti arttırdığı bilinmektedir. Aynı şekilde sululuk ve özlülük üzerine de karkas içi yağının önemli etkisi bulunmaktadır. Karkas yağlandıkça su varlığı azalmaktadır. Fakat yağ lezzeti olumlu yönde etkilemektedir. Kesim anında uygulanan işlemler tavşan elinin yumuşaklığı ve sululuğu üzerinde önemli bir etkendir. Tavşan kas dokusunun gelişmesi ıçin yapılan seleksiyon ve yetiştirme şartları yumuşak, sulu, beyaz kas dokusuna sahip açık renkli karkaslar elde edilmesinde diğer etkenlerdir.

Tüketici İstekleri: Geleneksel tavşan eti tüketicisi olan Latin Avrupa ülkelerinde tüketici istekleri bakımından bir problem yoktur ve tavşan eti aranılan etlerdendir. Anglo sakson ülkelerinde ise tavşan eti geleneksel bir besin maddesi değildir Genellikle savaş dönemlerinin ve yiyecek sıkıntısı çekilen dönemlerin bir besin maddesi olmuştur. Diğer ülkelerde durum oldukça farklıdır, Dini yasaklar bulunmadığı için Islam ülkelennden Nıl kıyısındaki ülkelerde üretim ve tüketim oldukça yaygınlaşmıştır. Mısır ve Sudan gibi Afrika ülkelerinde tavşan geleneksel bir tüketim maddesi olarak önemini sürdürmektedir.

Meksika'da tavşan eti hemen hemen bilinmemektedir, fakat tüketim reklam kampanyaları ile sürekli teşvik edilmektedir. Önceden benzer duruma sahip olan Yunanistan'da 1960'lardan sonra üretim artmaya başlamış fakat bir alışkanlık olarak tavşan eti tüketimi gelişmemiştir. Ancak Yunanistana ait Crete adasında kişi başına tavşan eti tüketimi 4 kg'a kadar yükselmiştir.

İsrail ve Hindistan'da dini sebeplerle tüketim yok denecek kadar azdır. Dini sebeplerin etkili olduğu Japonya'da da tavşan eti sınırlı bır tüketime sahiptir. 1950 yılında tavşan eti Hollandalılar tarafindan ilk defa Japonya'ya getirildiğinde tavuk eti olarak tanımlanmıştır. Zamanla Japonya'da tavşan eti tüketimi artışını sürdürmüştür.

1981 yılında FAO ve INRA tarafından gelişmekte olan 64 ülkede yapılan çalışmalarda. ülkelerin %70'inde üretimin mümkün olduğu, %22 sinde geleneksel olarak yapılamayacağı ve %8'inde ise üretimin dini nedenlerle imkansız olduğu ortaya konulmuştur Tavşan eti tuketimini geliştirmek değişik et türlerini tüketme eğilimi olan ülkelerde daha kolaydır. Özellikle tavşanın avcılıkla elde edildiği yerlerde bu daha da kolay olmaktadır. Bu durum genellikle Afrika için çok uygundur.



Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Sponsor Firma Videoları















Tahir S. YAVUZ Tahir S. YAVUZ
Veteriner Tıbbi Ürünlerde Yeni Düzenlemeler
H.Yücel ASI H.Yücel ASI
Mineraller ve Mineral Eksiklikleri ve Akut Selenyum Zehirlenmeleri
Z. MISIRLIOĞLU Z. MISIRLIOĞLU
SALMONELLA Mücadele Etmesi Zor Sinsi Düşman
Remzi CİĞERLİ Remzi CİĞERLİ
Prof. Dr. Rüveyde Akbay; GERÇEK BİR SOSYAL MİMAR
Mehmet ALKAN Mehmet ALKAN
HAYVANCILIĞIMIZIN SONUNU HAZIRLIYOR
M.İhsan SOYSAL M.İhsan SOYSAL
Evcil Hayvanlarda Milli Eylem Planı Neden Gereklidir?
Güney GÖKÇELİK Güney GÖKÇELİK
SPİROKETOZİS
Oktay DEPREM Oktay DEPREM
PET BESLEME ALIŞKANLIĞI

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

Kırmızı Ette İşlenmiş Ürünlere Göre Tercih Ettiğiniz Marka
















Tüm Anketler

hayvancilikhaber.com Bir ENFORMASYON MEDYA GRUBU Kuruluşudur. Tüm Hakları Saklıdır..
RSS Kaynağı | Yazar Girişi


Altyapi: MyDesign Haber Sistemi