| Bu gördüğümüz tüysüz, çirkin bir canlı öyle değil mi?
Bir bilimci olarak bu canlının GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) bir canlı olmadığını söylemem sizi rahatlatıyor mu? Böyle bir tavuk yemek istiyor musunuz?
Evet, bugün bilim çevrelerinin yaptığı tanımla (ki ben şahsen o tanımın doğru olduğunu kabul etmiyorum) bu GDO bir canlı değildir. Yani hayvanın embriyosuna bazı genler zorla sokularak yapılmamıştır.
Bu yoğun ıslahla üretilmiş hibrit bir tavuktur. Tüysüz olması yönünde yoğun ıslah yapılmıştır. Uzmanlar bakmışlar ki tavuk beslemede proteinin önemli bir kısmı tüy yapımına gidiyor. Oysa yemin en pahalı girdisi protein ve tavuğun en para etmez kısmı tüy. O halde "gelin tavuk tüysüz olsun” demişler. Buyurun size ucuz ucuz afiyetle yiyebileceğiniz bir canlı...
Hiç Islah Olmasın mı?
Olsun tabi. Ancak bu ıslah laboratuarlarda, bunu tüketecek halktan çok uzak olarak büyük bir hızla, tek işi sadece ıslah olup da o ürünün nasıl yetiştirileceği hakkında azıcık bilgisi olmayan uzmanlar tarafından geri dönülmesi imkansız şekilde yapılmasın. Nasıl mı yapılsın ıslah, bakın açıklayayım:
Bence benim doğada bulabileceğim en güzel gıdalardan biri Datça bademidir. İnanılmaz lezzetli, hem de faydalı bir gıdadır. Tavsiye etmeyecek beslenme uzmanı olduğunu sanmıyorum. Bu badem de ıslah edilerek bu hale gelmiştir. Hikaye şöyle:
Eskiden Datça’ da meşe palamudu üretimi çok yaygınmış. Ancak bir süre sonra palamuttan üretilen maddenin daha ucuz olan yapayı yapılınca, palamut para etmemeye başlamış. İnsanlar ne yapacaklarını düşünürlerken bademi keşfetmişler. Hangi badem ağacı iyi ise bir anda tüm Datça Yarımadasın' da duyuluyor ve herkes komşusundan kendi ağaçlarına aşılamak için bir dal alıyormuş. Hatta ağacı iyi olanın adı veriliyormuş bu yeni bademe. Örneğin "Ali Çavuş bademi", "Ahmet’ in bademi" gibi. Aklımda kaldığı kadarı ile 10-20 yılda en iyi, en sevilen bademe bu yolla ulaşılmış. Sonunda bu en iyisi, Datça Bademi olarak tüm yarımadada yaygın olarak yetiştirilmeye başlanmış.
Burada bir tane bile genetik mühendisi bademleri alıp da laboratuara götürmemiş. Kimse “acaba bademlerin genetiği değiştiriliyor mu, bir zararı var mı?” diye düşünüp endişelenmemiş. Bizim birçok geleneksel ürünümüz bu şekilde ıslah edilmiştir. İsimlerine bakın: Ayşe Kadın Fasulye, Çavuş Üzümü, Hacıömer Karası Kiraz, Mustafa Bey Armudu ve yöresinin adı ile tanınmış diğer ürünler…
Sonsöz
Ey insanoğlu! Gelin her şeye müdahale edip onun ruhunu, özünü, benliğini değiştirmekten vazgeçelim artık. Çünkü bunu yapmakla kendi ruhumuzu, özümüzü, benliğimizi de kaybediyoruz.
Ay’ a bomba atmayalım.
Tüysüz, ne idüğü belirsiz tavuklar yapmayalım.
Mısırın genetiğini zorla, cebren ve hile ile değiştirmeyelim. Islah yapılacaksa, çocukluğundan beri tarım yapan ve o bitkinin her şeyini bilen üreticilerimiz bölgesel olarak o bitkiyi imece usulü en güzel şekilde ıslah eder. Yine çıtır çıtır Ayşe Kadın Fasulyelerimiz, lezzetli Çengelköy hıyarlarımız olur. Gerekirse verimi arttırılır, gerekirse susuzluğa dayanıklı yapılır.
Biraz sakin olalım. Birbirimizi dinleyelim. En önemlisi de bilim adamlarına falan sormadan en temelinde kendimiz şunu sorup kendimize düşünelim; "İnsan mı dünyanın sahibi, yoksa dünya mı insanın?" Saygılarımla, H. Ozan Erzincanlı.:....ALINTI:WWW.TARIMSAL.COM
|